Invisalign Tedavisi Uzmanı / Doktoru

İnvisaling tedavisi uzmanı, kuşkusuz ki daima hayal ettiğimiz dişleri bizlere sağlayacak diş hekimdir. Zira; dişlerimiz her zaman istediğimiz gibi görüntüye sahip olmayabiliyor. Çoğu zaman gülmekten hatta gülümsemekten dahi kaçındığımız durumlar ise somurtan bir yüz ifadesine sahip olmamıza neden olabiliyor. Kişinin öz güvenini hatta konuşmasını bile etkileyen bu problemin çözümü ise invisaling uzmanı yada doktorunda bitiyor. Doktor korkusu olan, iğneden çekinen ya da estetik kaygıları olan bireyler ise doktora gitme konusunda epey bir geç kalabiliyor. Dişlerde ve diş etinde var olan çekilmeler veya çarpıklaşmalar ise birçok hastalığı da tetikleyebiliyor. Bu sebeple, ne olursa olsun diş bozukluklarının tedavisi için mutlaka invisaling hekimi yada şeffaf plak uzmanı ile görüşmeli ve tedaviye bir an önce planlanmalıdır.

Estetik kaygı sebebiyle diş tellerine sıcak bakmayan hastalar içinse yepyeni yöntemler yine şeffaf plak doktoru tarafından sunulabiliyor. Örneğin, Dent Dizayn olarak bizler; dişlerinde çarpıklaşma olan bir danışanımızda artık “diş teli takmadan” dişlerdeki görüntü bozukluğunu düzeltip, gülüş tasarımı yapabiliyoruz. Telsiz diş düzeltme tedavisinde ise özel plaklar kullanıldığı içinde kalıcı olarak dişlerinizde plaklar kalmıyor. Telsiz çarpık ve yamuk diş tedavisinde Dent Dizayn ve ekibi invisaling yöntemini uyguluyor. Bu yazımızda ise merkezimizde yapılan telsiz diş çarpıklığı tedavisi hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilecek, şeffaf plak tedavisi fiyatlarını öğrenebileceksiniz.

Not:Dent Dizayn tarafından yapılan invisaling tedavisi için İstanbul Sancaktepe’deki  merkezimizi arayarak da aklınıza takılan tüm sorulara yanıt alabilirsiniz.

Telsiz Diş Tedavisi – İnvisaling Yöntemi Nedir?

İnsanlar tarafından beğenilen bir diş yapısı ve görüntüsüne sahip olmak elbette herkesin hakkı. Dişçi korkusu veya diğer faktörler ise dişlerdeki problemlerin giderilmesi ve tedavisini geciktiriyor. Telsiz diş tedavisi gibi son derece ağrısız ve gözle görülmeye bir tedavi yöntemi ise hastalara “oh be” dedirtiyor. Yamuk veya çarpık dişlerde %100 başarı sonuçlarıyla invisaling tedavisi, en iyi telsiz diş tedavisi yöntemlerinden birisi olarak biliniyor.

İnvasiling yöntemini biraz açıklamamız gerekirse, dişlerdeki problemleri gidermek için diş telleri yöntemine gerek kalmadan sürekli kullanma zorunluluğu olmayan plakaların kullanımıyla yapılan tedavi yöntemidir. Zira; diş teline sıcak bakmayanlar için oldukça iyi bir yöntem olan invisaling telsiz diş tedavisi 7’den 70’ e herkeste kullanılabiliyor.

Ağızda belirgin bir şekilde görünmeyen şeffaf düzeltici plaklar invisaling yönteminin bir parçası. Çarpık veya yamuk dişler için 7/24 saat zorunlu olarak tel takmanın önüne geçen invisaling yöntemiyle dilediğiniz zaman plaklarınızı çıkarabiliyorsunuz. 3 boyutlu bilgisayarlı sistemler sayesinde hastaya birebir tedavi uygulanmış oluyor. İnvisalingle diş tedavisi yönteminde her hastaya özel bir plaka tasarlanıyor ve bu plaklar 2 hafta süreyle kullanılıyor.

Invisalign Tedavisinde Neler Yapılıyor?

Danışanların ağızlarına özel bir sistemle düzeltici plaklar hazırlanıyor ve hasta bunu dilediği zaman çıkarabiliyor. Yumuşak, rahat ve şeffaf olan bu plaklar dişlerin üstüne oturtuluyor. İnvisaling doktoru yada şeffaf plak uzmanı tarafından muayene sonrasında planlanan noktaları bu plakların hareket ettirmesi sağlanıyor. Braket ve tel olmayan invisaling tedavisinde 15 günde 1 kontrol yapılmaktadır. 15 gün sonra ise yeni plak size verilir ve tedavinize yeni plaklarınızla devam edersiniz. Şeffaf olarak tasarlanan invisaling tedavisinde ağrı sızı gibi kaygılandırıcı durumlar ise yoktur.

İnvisalign Tedavisi Nasıl Yapılır?

İnvisaling tedavisi, her diş hekimi ya da ortodontist tarafından yapılmamaktadır. Kişiye özel tedavi yöntemi olan invisaling tedavisi için kuşkusuz ki en iyi invisaling eğitimlerini almak şarttır. Bu sebeple, ortodontist ya da diş hekimi seçerken invisaling eğitimini alıp almadığını sorgulamakta fayda vardır. Sizi tedavi edecek doktorunuzu seçtikten sonra ilk muayenede bu tedavinin size uygun olup olmadığı belirlenecek ve daha sonra gerekli işlemlere başlanacaktır. Dişlerin filmi, fotoğrafı ve modelleri 3 boyutlu olarak doktor tarafından incelenir ve daha sonra şeffaf plakaların dişinize gelecekte nasıl etki edeceğini gösterilir. 3 boyutlu bilgisayar sistemlerinde tamamlanan tasarım sonrasında plaklarınız hazırlanarak sizlere verilecektir. Yaralama, ağrı veya sızının olmadığı telsiz diş düzeltme tedavisi invisaling yöntemi günümüzde en iyi tedavi yöntemlerinden biridir. Yemek yerken ya da diş fırçalarken çıkaracağınız invisaling plakları dışarıdan görülemez. Bu açıdan estetik kaygı tamamen ortadan kaldırılmış olur.

Diş Bozukluklarının Telsiz Tedavisinde İnvisalign Yöntemi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Hem gençlerde hem de yaşlılarda uygulanabilen invisalign tedavisinde her plağın kullanım süresi 15 gün olup sürekli muayene esnasında değiştirilmektedir. 0.25 ve 0.55 mm kadar hareket etmesini sağlayan şeffaf plaka ağız içinde yara ya da batma yapmamaktadır. Ağrı veya diğer rahatsız edici durumları da olmayan invisaling yöntemi günümüzün en çok tercih edilen diş formu düzeltme yöntemidir.

Günlük yaşamda konuşma bozukluğuna ya da yeme sınırlamasına danışanlarımızı maruz bırakmayan invisaling tedavisi ile siz de dişlerinizdeki problemlerden kurtulabilirsiniz.

Diş ipini dahi kullanmanıza izin veren insivaling tedavisiyle rahatlıkla dişlerinizin formunu düzeltebilirsiniz.

Görünmez olan invisaling plaklarıyla sizden başka kimse diş bozuklukları tedavisi gördüğünüzü anlamaz ve estetik açıdan sizi de rahatsız etmez.

1-2 günlük alışma süreci sonrasında siz dahi plakları takıp takmadığınızı unutabilirsiniz. Çok konforlu olan invisaling tedavisinde normal ısıdaki içecekleri rahatlıkla içebilirsiniz.

Dişlerinizde var olan çürük, taş gibi problemlerin önceden temizlenmesi gerekir, plakların takılacağı süre boyunca bu tedavileri yaptıramazsınız.

Günde 20-22 saat takılması önerilen invisaling plaklarıyla her şeyi yiyebilirsiniz ancak plakları düzenli olarak temizlemeniz gerekir.

Hangi Diş Bozukluklarında İnvisaling Yöntemi Kullanılabilir?

– Diastema ismi verilen aralıklı dişlerin bir araya getirtilmesi amacıyla invisaling yöntemi denenebilir. Diş çekimlerinden sonra protez yapılmazsa boşluğa kayan dişler sebebiyle de bu yöntem uygulanabilir.

– Çenelerde yer darlıkları sebebiyle gördüğümüz çapraşık dişler mutlaka tedavi edilmelidir. Zira, plak ve çürüğe sebep olan çapraşık dişler sebebiyle diş kayıpları da yaşanabilir.

– Çapraz, ters ve örtülü kapanışlarda da invisaling yöntemi uygulanır.

İnvisalign Tedavisi Olmayı Düşünenler İçin Önemli Bilgiler

Plaklar nasıl bir malzemeden yapılıyor?

Şeffaf olan plaklar termoplastik bir malzemeden üretiliyor. Dişleri beyazlatan plaklara benzetebildiğiniz invisaling plakları sizin ağrınıza göre tasarlanıyor.

Plaklar dişleri nasıl düzeltiyor?

Diş bozukluklarının telsiz tedavisinde invisaling plak yöntemi oldukça etkin bir yöntemdir. Tedavi süresinde sayısız plak kullanmanız istenecek. Konforlu ve basit çıkarılabilen bu plaklar dişlere pozisyon ve hareket verecektir. Aşama aşama gelişen diş formları dişlerinizi planlanan şekilde yerleştirecektir. 15 gün içinde değiştirebileceğiniz plaklarınızı takmanız gereken minimum süre ise 20 ila 22 saattir.

İnvisaling plaklarla alkol içilebilir mi? 

Alkol kullanımı invisaling plaklarına zarar verebilir, bu sebeple kullandıktan sonra dişlerinizi fırçalayıp takmanızı öneriyoruz.

Telsiz Diş İstanbul Sancaktepe’de Nerede Yapılıyor?

İnvisaling tedavisi, daha önce belirttiğimiz gibi her diş hekimi tarafından yapılan bir tedavi değildir. Ancak ve ancak bu eğitimi almış ortodontist ve diş hekimleri, şeffaf plak tedavisini yapabilir. Sancaktepe’de ikamet eden ya da İstanbul’a gelebilecek tüm hastalarımızı invisaling tedavisi için merkezimizde ağırlayabiliriz.

Telsiz Diş Tedavisi Fiyatları Ortalama Ne Kadar?

İnvisaling tedavisi fiyatları ise invisaling hekimi ile merkezden merkeze göre değişiklik gösterebilmektedir. Uygulamanın bireye özel olması ve seanslara bölünmesi sebebiyle net bir fiyat söylemek doğru olmayacaktır. İnvisaling tedavisi ücretleri hakkında en net bilgiyi öğrenmek için atılacak doğru adım ise invisaling hekimi ile yüz yüze görüşmek ve değerlendirme sonrasında fiyat almak olacaktır. Dent Dizayn’dan telsiz diş tedavisi invisaling fiyatları hakkında bilgi almak içinse bizleri dilediğiniz zaman arayabilir yada randevunuzu oluşturarak muayene sonrası en doğru “ şeffaf plak tedavisi ücret” bilgisini alabilirsiniz.

Kanal Tedavisi Uzmanı / Doktoru

Kanal tedavisi uzmanı yada doktoru olarak görev yapan endodonti doktoru, kanal tedavisi alanında özel eğitim almış kişilerdir. Dişin üzerinden açtığı “doğal oyuktan” problemi keşfeden ve o problemi “en iyi tekniklerle” gidermeyi amaçlayan endodonti uzmanı, “çürük kaynaklı diş ağrılarına” son verecek tedaviyi gerçekleştirir.

Diş ve diş eti problemleri arasında “en sancılı” olan sorunlardan birisi kuşkusuz ki diş çürüklerdir. Bebeklikte, çocuklukta, ergenlikte, yetişkinlikte ve yaşlılıkta dahi hayatımızda bir kez karşılaşacağımız diş çürüklerinin ilerlemesi sonucunda yaşanan “ağrı, hassasiyet” gibi negatif durumların sona erdirilmesi için mutlaka kanal tedavisi yaptırmak gerekecektir. Zira; dişte ağrı ve hassasiyet büyük ölçüde diş çürüklerinden kaynaklanmaktadır ki diş çürüklerinin “erken dönemde” tedavi edilmemesi ise diş kayıplarına sebep olabilmektedir. Diş kaybına ramak kala olan çürümüş dişlerin kurtarılması içinde kanal tedavisi uzmanı yada diğer adıyla endodonti uzmanına başvurmak gerekmektedir.

Kanal Tedavisi Nedir?

Kanal tedavisi nedir, neden yapılır gibi soruların yanıtına geçmeden önce kanal tedavisine zemin hazırlayan durumlardan bahsetmekte fayda var. Zira; kanal tedavisi gibi önemli bir tedaviyi almadan önce “dişin” ne derecede kanal tedavisine ihtiyaç duyduğu bilinmelidir.

Dişin dış katmanı olan diş minesi, çeşitli sebeplerden ötürü bozulur ve zarara uğrar. Diş çürüğü başlangıcının ilk sebebi olan bu bozulmalara ise genel olarak şekerli yiyecek/ içecekler, plak birikmesi, diş ve ağız sağlığının yapılmaması gibi durumlar sebep olarak gösterilebilir. Diş minesinden sonra diş kemiğine ulaşan zararlı bakteriler, diş çürüklerine sebep olup daha da ilerleyerek sinire ulaşırlar. İşte bu aşamadan sonra ise “diş çürüğü ağrısı” ile karşılaşılır. Dişe enfeksiyon, diş kökü zedelenmesi ve aşırı seviyedeki diş hassasiyetleri için kuşkusuz ki endodonti doktoru ile görüşmek ve planlanan tedaviyi yaptırmak gerekecektir.

Diş çürüklerini gidermek ve olası ağrıları dindirmek için yapılan kanal tedavisi, problemli diş üzerinde yapılan işlemlerdir. Kanal tedavisi doktoru, kanal tedavisini yaparken “diş üzerinde bir delik” açar ve bu delikten dişin doğal oyuğuna ulaşır. Endodonti doktoru tarafından açılan bu doğal oyukta ise “sinirleri ve diğer diş dokularının” bulunduğu pulpa odası vardır. İşte buradaki diş pulpası zarar görmüş ise “dişte ağrı yada diğer şikayetler” gün yüzüne çıkar. Bu tür şikayetlerin sona erdirilmesi içinse kanal tedavisi, endodonti doktoru tarafından planlanarak yapılır.

Kanal Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kanal tedavisi doktoru tarafından gerçekleştirilen kontrol muayenesinde “ne tür bir yol izleneceği” kesin olarak belirlenir ve size anlatılır. Zira; kanal tedavisinin özünde “çürük olan dişin doğal oyuğuna ulaşma tekniği” belirlenmesi ve uygulanması vardır. Kanal tedavisi uzmanı tarafından gerçekleştirilen bu işlemde, dişin doğal oyuğuna ulaşılır ve pulpa dokusu ile sinirler alınır ve daha sonra dişin iç kısmı temizlenir. Tüm bu aşamalardan sonra dişin zarar görmesini engellemek adına ise “tampon” uygulaması yapılır.

Kanal tedavisinde pulpa odasının kaldırılmasının sebebi ise “oluşabielcek zararlı bakterilerin” kendine yer bulmasını engellemektedir. Zira; pulpa odası alındığından sonra dişte yeniden enfeksiyon oluşma ihtimali engellenmiş olur.

Kanal tedavisi genel olarak şu aşamaları içerir;

– Lokal anestezi ile bölgenin uyuşturulması

– Dişe delik açılması

– Pulpa dokusu, çürümüş sinirler ve diğer dokuların alınması

– Dişin içinin sterilize edilmesi ve kalıntıların boşaltılması

– Mümkün ise dişin “kalıcı dolgu uygulaması” ile kapatılması

Kanal Tedavisi Ne Zaman Yapılmalıdır?

Dent Dizayn olarak bizler, başvuran hastaların “son raddede” bize geldiklerini gözlemliyoruz. Zira; Türkiye’de yaygın bir diş hekimi korkusu var ve bu sebepten ötürü diş tedavileri gecikmeli olarak yapılıyor. Aslında, problemin başladığı yada fark edildiği anda müdahale edebilme şansımız olsa bugün birçok hastamıza ileri tedaviler uygulamak zorunda kalmayız. Ancak; dişçi korkusu sebebiyle ne yazık ki bugün çürük diş şikayeti; kanal tedavilerine, diş çekimlerine ve implant atılmasına kadar uzayabiliyor. İşte, diş hekimi tarafından “zamanında” müdahal edilerek çözüme kavuşturulabilen çürük diş şikayeti, kanal tedavisi ile çözümlenecek aşamaya geldiğinde diş hekimi yerine endodonti hekimine devroluyor. İğnesiz ve ağrısız bir şekilde kısa sürede halledilebilecek bir diş çürüğü; anestezili, iğneli ve belirli bir süre sürebilen kanal tedavisini beraberinde getirebiliyor.

Kanal tedavisinin ne zaman yapılması gerektiği sorusunun yanıtı aslında çok basittir; diş kaybedilmek üzere olunduğunda! Çürük diş tedavisinde başvurulması gereken en son çözümlerden birisi olan kanal tedavisi, dişin kaybedilmek üzere olduğu dönemlerde yapılabilir. İleri seviyede diş çürüğü ile karşılaşan bir kanal tedavisi uzmanı, kanal tedavisini başlatmadan önce enfeksiyonu inceler, diş röntgenine bakar ve kanal tedavisinin gerekli olup olmadığına karar verir.

Kanal tedavisinin yapılmasına işaret eden durumlar ise; sıcak/soğuk hassasiyeti, sürekli ağrı, renk değişimleri ve dişin olduğu bölgeye dokunulduğunda ağrı olarak açıklanabilir.

Kanal Tedavisi Nasıl Planlanır?

Endodonti uzmanı tarafından incelenen problemli dişte “iltihap” söz konusu ise antibiyotik kullanımı yine doktorunuz tarafından önerilebilir. Zira; enfeksiyon dişe işlem yapmak son derece yanlış bir adım olacaktır. Kanal tedavisine başlamadan önce kanal tedavisi planlanırken enfeksiyon gözetilir ve gerekiyor ise enfeksiyonu kurutmak için ilaçların kullanılması beklenir. Dişteki enfeksiyon kuruduğu zaman kanal tedavisine başlanır ve gerekli görüldüğü zamanlarda kanal tedavisi seanslara bölünerek devam ettirilebilir.

Kanal Tedavisiyle İlgili Bilinmesi Gerekenler

Kronik hastalıklarda ve hamilelikte kanal tedavisi yapılması 

Diş çekimine nazaran daha az travmatik olduğu kabul edilen kanal tedavisi, kalp hastalarında “gerekli önlemler” alındığı taktirde uygulanabilmektedir. Aynı şekilde lösemi ve diğer kanser çeşitlerine sahip olan hastalarda da doktor kontrülünde kanal tedavisi yapılabilir.

Şeker hastalarına kanal tedavisi yapılması konusunda engel bulunmamaktadır. Özel anestezik maddeler ve ilaçlar sayesinde şeker hastalarına da kanal tedavisi uygulanabilmektedir.

Hamileliğin ilk ve son 3 aylarında “dental müdahalelerin” yapılması uygun görülmemektedir. Orta trimester dönemlerinde ise doktor kontrolünden sonra kanal tedavisi uygulanabilir ancak acil bir durum yok ise doğumdan sonraki sürecin beklenmesi hastaya önerilebilir.

Kanal tedavisinin yapılamayacağı durumlar

Diş çürüğü şikayeti olan herkese kanal tedavisi uygulanmayacağı mutlaka bilinmelidir. Zira; endodonti hekimi tarafından yapılan ön muayenede “kanal tedavisine engel olabilecek durumlar” belirlenmekte ve hastaya bildirilmektedir.

Diş ve kök çevresinde ileri derecede kemik yada doku kaybı, kök kanalında temizleme işlemlerinin yapılamayacak olması, restore edilemeyecek diş olgusu, dikey kırıkların varlığı, kontrol altına alınmamamış eksuda yani iltihap akışı gibi durumlarda “kanal tedavisi” uygulanmamaktadır.

Anestezi yada iğne olmadan kanal tedavisi yapılabilir mi?

Kanal tedavisinde anestezi yada iğne yapımı, sinirin ne kadar canlı olduğuna bağlı olarak değişkenlik gösterir. Zira; ilgili dişte canlılık söz konusu değilse “ağrı” olmayacağı için kanal tedavisi, anesteziye yada iğneye gerek duyulmadan yapılabilir. Ancak; çok seanslı kanal tedavilerinde ve kök dolgusu yapıldığında mutlaka anestezi yapmakta fayda vardır.

Kanal tedavisinden sonra ağrı hissedilmemesi içinde zaten endodonti uzmanınız mutlaka ağrı kesici reçete edecektir. Eğer ki dayanılmayacak derecede ağrı hissederseniz mutlaka kanal tedavisini yaptırdığınız doktora tekrar gidin. Zira; tedaviyle ilgili gözden kaçmış bir şey olabilir.

Kanal Tedavisi Fiyatları Ortalama Ne Kadar?

Diş çürüğü tedavileri arasında yer alan kanal tedavisi, endodonti uzmanları tarafından gerçekleştirilen bir tedavidir. Endodonti alanında uzmanlaşmış diş hekimleri tarafından yapılabilen kanal tedavisi ücretleri ise çeşitli sebeplerden ötürü değişiklik gösterebilmektedir. Örneğin; tek diş kanal tedavisi fiyatları ile çok sayıdaki dişe yapılacak olan kanal tedavisi ücretleri farklı olacaktır. Bununla birlikte dişteki problemin ne denli karmaşık bağlı olduğuna göre de kanal tedavisi ücretleri değişiklik gösterebilir. Ayrıca; İstanbul başta olmak üzere diğer şehirlerde “kanal tedavisi ücret” farklılığı da gözlemlenebilmektedir ki bu gayet olağan bir durumdur.

Kanal tedavisi fiyatları ve sağladığı kanal tedavisi doktoru portföyü ile sizleri daima memnun etmeye gayret eden Dent Dizayn olarak bizler, kanal tedavisi hakkında merak ettiklerinizi yanıtlamak ve tedavinizi planlamak üzere sizi Dent Dizayn’a davet ediyoruz! Siz de ağrıyan dişinize çözüm bulmak ve en iyi kanal tedavisi doktoru / uzmanı ile tanışmak istiyorsanız hemen Dent Dizayn’a ulaşın ve randevunuzu alın!

Diş Teli Tedavisi Uzmanı / Doktoru

Diş teli tedavisi, diş çarpaşıklığı gibi ortodontik problemleri çözüme kavuşturulmak üzere ordotontist uzmanları tarafından yapılan bir tedavidir. Dişlerde ve yüz bölgesinde yer alan problemlerin teşhisinde, önlem alınmasında ve daha sonrasında tedavi aşamasında aktif rol oynayan ortodontist doktorları, diş çarpaşıklığı başta olmak üzere çeşitli diş ve diş eti hastalıklarıyla da ilgilenir. Zira; maloklüzyon adını verdiğimiz “kötü kapanışlı dişler” ancak ve ancak ortodontik tedavi ile düzeltilebilecek diş ve diş eti hastalıklarındandır. Bu nedenle; kuşkusuz ki bu tarz ortodontik problemler için “gecikmeden” diş teli doktoru yada İstanbul diş teli uzmanı ile görüşmeli ve tedavinin planlanıp hayata geçirilmesi sağlanmalıdır. Bugün ki yazımızda ise diş teli tedavisi ve diş telleriyle ilgili önemli bilgilere yer verdiğimiz bu yazı ile “diş teli taktırma” korkunuzu yenebileceğimizi umuyoruz.

Diş Teli Tedavisi Nedir?

Diş teli, ağızdaki dişlerin sıralanmasında yâda birbirleriyle temas etmeleri sonucunda oluşan şekil bozukluklarının düzeltilmesinde aktif olarak kullanılmaktadır. Diş teli tedavisi uzmanı, diş teli tedavisi ile dişlerin bir kısmından yâda tümünden destek almak sureti ile “problemli dişleri” hedeflenen şekle getirebilir. İşte, dişlerin yerini değiştirmek ve olası diş eti problemlerini sona erdirmek için yapılan tedavilere genel olarak diş teli tedavisi denir.

Geçmişten günümüze kadar ki süreçte kişilerde görülen diş ve diş eti şekil bozukluklarının tedavisinde çeşitli yöntemler ve teknikler denenmiştir. Ortodonti alanında değerlendirilen bu problemin çözümü için diş teli icat edilmiş ama zaman içerisinde diş tellerinin dezavantajları gözetilerek “alternatif” diş teli tedavileri araştırılmıştır. Ağız hijyeni, konfor gibi çeşitli sebeplerden ötürü “halka” kullanımından sonra ise braket adı verilen metaller, direkt olarak dişe yapıştırıldı ve böylece dezavantajlar ortadan kalkmış oldu. Ancak; metal braketli diş tellerini kullanan kişiler de “estetik kaygılar” baş gösterince lingual ortodonti adı verilen diş teli takımı tekniği geliştirildi. Böylece, diş telleri artık yanağa veya dudağa bakan yöne değil, dile bakan tarafa yerleştirilerek “estetik görünüm kaygısı” sona erdirilmiş oldu. Ancak, bu yönteminde “kullanılabilirliği” sınırlı düzeyde kalınca şeffaf braket ve plak ile diş teli tedavisi geliştirildi.

Şeffaf Braket ve Şeffaf Plak ile Diş Teli Tedavisi

Şeffaf braket, estetik görünüm ve kullanılabilirlik sorunu için bir süre sonra “tercih olmaktan” çıktı. Diş teli uzmanı veya diş teli doktoru, şeffaf braketlerin “dilde yara” yapmasına karşılık şeffaf plakları geliştirdi ve günümüzde en çok kullanılan diş teli tedavisi yöntemlerinden birisi olmayı başardı.

Dişlerin üzerine takılabilen ve hiçbir şekilde dışarıdan belli dahi olmayan şeffaf plaklar ise hem kullanılabilirlik hem de estetik görünüm açısından oldukça tatmin edici sonuçlar verdi. Bu nedenle, diş teli tedavisi olmaya “estetik ve kullanılabilirlik” açısından yanaşmayan birçok ortodonti hastası, ortodontik tedavilerine başlamaya karar vermiştir. Zira; şeffaf plaklar, kişinin kendi kendine çıkarılabileceği bir şekilde üretildi ve kişinin kullanımına sunuldu.

Diş Teli Çeşitleri Neler?

Diş teli tedavisi uzmanı tarafından yapılan ortodonti tedavilerinde çeşitli yöntemler kullanılsa da genel olarak “en başarılı ve hızlı sonuç veren” yöntemlere eğilim daha fazla olmaktadır. Hareketli ve sabit apareyler olmak üzere ikiye ayrılan ortodonti malzemeleri, seçilen tekniğe ve yönteme göre kişiye özel hazırlanır ve uygulanır. Çapraşık diş probleminin çözümü için geliştirilen diş teli tedavisinde kullanılan diş teli çeşitlerine ve braketlere ise detaylı olarak aşağıda yer verdik.

Metal Braketler (Diş Teli) 

Ortodontik tedavi denilince akla ilk gelen görüntü kuşkusuz ki “metal diş teli görünümü” olmaktadır. İşte, dişte “metal” görünüme sebebiyet veren diş teli tedavisi tekniği, “metal braketli” diş teli tedavisidir. Dişlerin iç yâda dış tarafına yerleştirilebilen metal braketler, karşıdan “belirgin” olması ve çeşitli dezavantajları sebebiyle “ortodonti hastaları” tarafından pek tercih edilmezler. Diğer braketlere nazaran “dayanıklılık ve kesin sonuç veren” nadir diş teli tedavisi tekniği olarak bilinen metal braketleri sabit tutmak içinse “lastikler” kullanılmaktadır. Ancak; “estetik görünüme önem veren ortodonti hastaları” ne yazık ki metal braketli diş teli tedavisine sıcak bakmayacaklardır.

Kapaklı Braketler 

Elastik yada çelik bağların kullanılmadığı kapaklı braket tekniği genel anlamda birçok avantajı da beraberinde getirmektedir. Randevuların kısa sürdüğü kapalı braketli diş teli tedavisinde kontrol seansları ise 2 ayda bir yapılmaktadır. Diş teli doktoru tarafından karar verilebilen kapaklı braket tedavisi, kişinin ağzı ve diş yapısına göre değişiklik gösterecektir.

Estetik Braketler 

Kuşkusuz ki estetik görünüm herkes için çok önemli. Dişlerindeki “metal” görünüme tahammül edemeyen birçok kişi “ortodonti “ tedavilerinde metal tel taktırmayı ret etmektedir. Bu nedenle; estetik braketler, estetik görünüm arayan hastalara önerilmekte ve diş çapraşıklığı tedavisi kolaylıkla başlatılabilmektedir. Safir denen şeffaf ve dayanıklı braketler ise günümüzün en yeni estetik diş teli tedavisi tekniğidir.

Porselen (Şeffaf) Braketler | Şeffaf Diş Teli

Metal diş tellerine bakıldığında “daha az görünürlük” sunabilen porselen şeffaf braketler “estetik görünüme önem veren hastalar” için ideal bir çözüm önerisi olmuştur. Zira; estetik diş telleri arasında en çok tercih edilen yöntemlerden birisi olan porselen diş braketi, şeffaf diş teli olarak da bilinmektedir. Safir ve sert plastik malzemelerden üretilen şeffaf diş tellerinde maliyet azaltılmak istenirse diş teli tercihi “sert plastik” çeşidinden yana kullanılabilir.

Lingual Braketler

Yetişkin hastalar tarafından sıkça tercih edilen lingual braketler, görünmez diş teli olarak da anılmaktadır. Dişlerin arka yüzeyine yaptırılan braketler, dışarıdan hiçbir şekilde anlaşılmazlar. Metal braketlerle kıyaslandığında “tedavinin süresi” bir nebze olsun uzun olabilmektedir.

Şeffaf Plaklar | Telsiz Ortodonti

Şeffaf plakla diş tedavisi yani telsiz ortodonti tedavisi, günümüzde en sık kullanılan çapraşık diş tedavisidir. Neredeyse hiç belli olmayan şeffaf plakların yer aldığı şeffaf plaklı diş telleri, hastanın isteğine göre istenildiği zaman çıkarılıp takılabilecek şekilde ayarlanmaktadır. Estetik görünüme önem veren kişiler tarafından tercih edilen şeffaf plaklar; temizlik, kullanılabilirlik, ağız sağlığı ve tedavi süresi gibi çeşitli avantajlar da sunabilmektedir. Diş teli doktoru veya ortodontist tarafından planlanan telsiz ortodonti tedavisi, her 2 haftada bir kontrol şeklinde ilerler. 2 haftada 1 yapılması uygun görülen telsiz ortodonti kontrollerinde ise şeffaf plaklar değiştirilir.

Dişlerin “planlanan bölgelere” yavaş yavaş hareket ettirilmesini sağlayan şeffaf plak diş teli tedavisinde ne önemli nokta ise hastanın düzenli bir şekilde diş tellerini takmasıdır. Eğer ki diş teli düzenli bir şekilde takılmazsa sonuç elbette ki başarısız olacaktır. Bu nedenle, profesyonel ortodontist ile birlikte “şeffaf plak diş teli tedavisi” planınızı oluşturmalı ve düzenli olarak diş telinizi kullanmaya gayret etmelisiniz.

Damon Braket | Damon Diş Teli

Damon braketler, diş teli tedavisinde kullanılan bir diğer braket çeşididir. Özel kilit detaylı sistemin yer aldığı damon braketler, diş tellerinin içine lastik yâda diş teli olmaksızın sabitlenmesini sağlamaktadır. Ark teller ile sürtünme kuvvetinin en aza indirildiği bu teknikte ağız içi yaralar da gözlemlenmezken; beklenen diş hareketliliğinde de gecikmeler yaşanmaz. Klasik metal diş teli tedavisine nazaran damon braket, konforlu bir diş çapraşıklığı tedavisi sunar.

Diş Çapraşıklığı Tedavisine Başlamak İçin En Uygun Zaman Nedir?

Çapraşık diş, gerek estetik kaygı gerekse de ağız ve diş sağlığı için biran önce çözülmesi gereken bir diş problemidir. Diş çapraşıklığı tedavisi için ortodontist veya diş hekimleri mutlaka diş teli tedavisini önerirler ve hasta- diş teli doktoru uyumu ile “en uygun diş teli çeşidi” belirlenerek tedavi planlanır.

Diş teli tedavisi için en uygun zaman ise elbette ki ağız ve diş yapısının halen gelişmekte olduğu dönemlerdir. 10 ila 14 yaş aralığındaki kişilerde “kafa ve ağız” gelişmesi devam eder ve bu da dişlerin kolaylıkla yönlendirilebilmesini sağlar. Çocuklarda 10-14 yaşları uygun iken yetişkinlerde belirli bir “yaş aralığı” belirtmeye gerek yoktur. Dişlerde şekil bozuklukları ve diğer ortodontik problemler söz konusu ise yaş gözetilmeksizin “en erken şekilde” ortodonti tedavisinin planlanıp başlatılması gerekmektedir.

İstanbul Sancaktepe Diş Teli Tedavisi Uzmanı – Diş Çapraşıklığı Fiyatları Ortalama Ne Kadardan Başlıyor?

Çapraşık diş tedavisi ücretleri; diş teli doktoru yâda diş teli uzmanına, yapılacak diğer ortodontik tedavilere ve şehir gibi kriterlere göre değişiklik gösterebilmektedir. Sancaktepe diş teli doktoru yâda ortodontist uzmanlarını kadrosunda sizler için bulunduran Dent Dizayn olarak bizler, “en iyi diş çapraşıklığı tedavilerini” sunmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Siz de çapraşık diş olmak üzere tüm ortodontik rahatsızlıklarınız için hemen Dent Dizayn’a ulaşın, biran önce “en iyi tedavi seçenekleri ile” tüm ağız ve diş sorunlarınızdan kurtulun!

Çocuk Diş Tedavisi Uzmanı / Doktoru

Çocuk diş tedavisi uzmanı yani çocuk diş doktoru, bebeklik döneminden itibaren yetişkinliğe kadarki süreçte olası diş ve diş eti hastalıklarıyla ilgilenir ve tedavilerini gerçekleştirir. Çocuklarda diş problemleri, diş minesinin zayıf olması gibi çeşitli sebeplerden ötürü yetişkinlere nazaran daha sık görülmektedir. Bir çocuğun sağlıklı ve güçlü bir diş yapısına sahip olması içinse kuşkusuz ki ağız ve diş bakımları, ebeveynler tarafından yapılmalı ve olası durumlarda hemen çocuk diş doktoru yada çocuk diş uzmanı ile görüşerek kontrolleri sağlanmalıdır. İstanbul’da Sancakpte’de bebekler için diş hastalıklarının tedavisi için sizlere hizmet veren Dent Dizayn olarak bizler, çocuklarda diş ve diş eti hastalıklarıyla ilgili detaylı tüm bilgilere bu içerikte yer verdik. Çocuk diş tedavisi uzmanı tarafından yapılan tüm diş tedavilerine değindiğimiz bu içeriğimizde çocuklarda ağız ve diş eti hastalıkları hakkında merak ettiklerinizi bulabilecek ve olası tedaviler hakkında da bilgi edinebileceksiniz.

Çocuklarda Ağız ve Diş Eti Hastalıkları Nelerdir?

Çürük

Kuşkusuz ki tüm anne babalar, çocuklarının daima sağlıklı bir diş ve ağız yapısına sahip olmasını isterler. Ancak; süt dişlerindeki mine zayıflığı sebebiyle çocuklarda çürük oluşumu yetişkinlere nazaran daha sık görülür. Zira; ağızda yer alan bakteriler sonucu plak oluşumu gözlenir ki bu da asit oluşumuna zemin hazırlar. Yeterli düzeyde yada hiç yapılmayan diş bakımları sebebiyle de çürük oluşumu gözlemlenir.

Diş hassasiyetinin başlaması, ağrı şikayeti, ağız kokusunun varlığı gibi çeşitli belirtiler ise çürüğe işaret edebilir. Tebeşirimsi bir yapıya benzetilen beyaz bir yama yada siyaha yakın bir renk eğer ki dişte görülüyor ise “diş çürüğü” söz konusudur diyebiliriz. Diş çürüğünün tanısı, çocuk diş tedavisi uzmanı tarafından konduğunda ise en iyi tedavi yaklaşımı da yine kolaylıkla belirlenebilecektir.

 Diş Gıcırdatma

Diş gıcırdatma yani bruksizim, yetişkinler başta olmak üzere çocuklarda dahi görülebilen bir problemdir. Stresli, takıntılı, sıkılgan, agresif kişilerde daha sık görülebilen diş gıcırdatmanın nedenleri elbetteki çeşitlidir. Çocuklarda “diş gıcırdatma sesine ek olarak” dişlerde aşınma, yüz kaslarının ağrıması, diş sallanmaları, hassasiyet gibi şikayetler görülebilir ki bu da doğrudan bruksizimi işaret eder. Çocuk diş doktoru tarafından diş gıcırdatmaya sebep olabilecek faktörlerin araştırılması sonucunda gerekli tedavi planlaması yapılır. Çocuklarda diş gıcırdatma tedavisi için genel olarak “takıp çıkarılabilen gece plakları” yine çocuk diş hekimi tarafından önerilir.

Parmak Emme

Anne karnında dahi “parmak emen” bebekler, yaşamının herhangi bir döneminde de yine parmak emme davranışı gösterebilirler. 4 yaşına kadarki zaman diliminde kendiliğinden ortadan kalkan bu alışkanlık, kimi zaman da devam etme eğilimi gösterebilir. Parmak emme alışkanlığının sürekli dişlerin çıktığı yaşlarda da sürmesi ise başta dişlerde olmak üzere damakta da yapısal bozukluklara sebebiyet verebilmektedir. Ön dişlere ve damağa uygulanan parmak basıncı sonucunda oluşan şekil bozuklukları sonucunda dişlerde “estetik” kaygı meydana gelebilmektedir.

Çocuk diş uzmanı tarafından tedavisi gerçekleştirilen parmak emme sorunu, emzik ile de çözüme kavuşturulabilmektedir. Zira; emzik kolay bırakılabilen bir alışkanlıktır.

Okul çağına yakın çocuklarda dahi parmak emme sorununa rastlıyoruz. Çocuğun çevre baskısına ve alaylı konuşmalara maruz kalmaması adına ebeveynlerin “parmak emme alışkanlığı” için mutlaka erken yaşlarda çocuk diş hekimi yâda diş uzmanlarına başvurmasını öneriyoruz.

Emzik 

Emmenin “bebek” üzerine etkisi kuşkusuz ki tartışılmayacak kadar fazladır. Bebekte rahatlama başta olmak üzere güven hissini sağlayan emzik, belirli bir yaştan sonra “damakta ve dişlerde” şekil bozukluklarına sebep olmaktadır. Bu nedenle; doktorların önerdiği emzikleri kullanmaya gayret etmeli ve bir süre sonra emzik alışkanlığından bebekleri/çocukları kurtarmalıyız. Eğer ki bebekte emzik kaynaklı şekil ve yapısal bozukluklar söz konusu ise yine geç kalınmadan çocuk diş hekimine başvurmalıyız.

Biberon Çürüğü

Bebeklerde ve çocuklarda görülen diş çürüklerinin bir diğer sebebi biberon kullanımıdır. Dişlerin üzerinde sürer sürmez kahverengi lekeler gözlemlenir ki bir süre sonra bu dişlerde kırılmalar ve dökülmeler meydana gelir. İşte, bebeklerde diş çürüklerinin sebebi olan biberon, sütün ağızda birikmesine sebep olur ve bakterilerin üremesine ortam hazırlar. Bu nedenle de bebeklerdeki diş çürükleri; biberon çürüğü olarak değerlendirilmeye alınır.

Biberon çürüğü ile karşılaşmamak için kuşkusuz ki önlemler almak gereklidir. Örneğin; bebeğin gece ağzında biberonla uyumasının önlenmesi, biberona şeker, süt, pekmez gibi tatlandırıcıları koymamak, beslenmeden sonra bebeğe su içirmek ve ilk dişlerin sürmeye başlamasıyla beraber ıslak tülbent ile diş temizliğini yapmak gibi çeşitli koruyucu önlemler alınabilir. Eğer ki bu tür önlemler alınmaz ve bebekler “biberon” ile oldukça zaman geçirir ise bir süre sonra biberon çürüğü baş gösterir ki bu da bebeklerde diş ağrısına sebep olur. İltihaplanan dişte haliyle bebeğe sıkıntı verir ve çıkacak olan diğer dişler de bu durumdan etkilenir. İlerleyen diş çürüklerinin çekilmesine karar verilir ise çocukta konuşma problemleri de gözlemlenir. İşte, tüm bu sebeplerden ötürü bebeklerin ve çocukların ağız/ diş bakımlarına özen göstermeli ve biberon konusunda önlemler alınmalıdır.

Çocuk Ortodonti Hastalıkları

Çocuklarda “ortodontik” problemlerin birçoğu bebeklik döneminde diş ve ağız sağlığının yeteri kadar önemsenmemesi ve diş kayıplarıyla yakından ilintilidir. Bazı bebeklerde ve çocuklarda ise yapısal/ şekil bozuklukları ise doğuştan olabilmektedir. Ancak, düzenli olmayan diş dizilimleri ilerde estetik kaygıya ve diğer ortodontik problemlere sebep olabileceği için kuşkusuz ki bu problemler, bebeklik ve çocukluk döneminde çözüme kavuşturulmaktadır. Çocuklarda ortodontik problemlerin ortadan kaldırılması için en iyi çözüm ise çocuk ortodontisti ile görüşmektedir. Çocuklarda diş ve bebekler için diş tedavisi planlamasını en iyi şekilde planlayan çocuk ortodonti hekimleri “çocukluk çağında” tüm ortodontik problemleri çözüme kavuşturabilir. Böylece; çocuklar, yetişkinlik döneminde ortodonti tedavilerine gerek duymaz.

Çocuk Diş Tedavisi Uzmanı Fiyatları Ortalama Ne Kadar?

Bebeklerde yâda çocuklarda meydana gelen diş ve diş eti problemleri tedavi edilmediği takdirde diş kayıplarına dahi sebep olabilmektedir. Aynı zamanda ileriki yaşamda ortodontik hastalıklara da zemin hazırlayabilen bebeklik ve çocukluk dönemi diş problemleri, kuşkusuz ki “erken dönemde” tedavi edilmelidir. Sizde bebeğinizde yâda çocuğunuzda diş ve diş eti problemleriyle karşılaştıysanız Dent Dizayn’ın çocuk diş doktoru yâda çocuk diş uzmanıyla görüşebilir ve gerekli tedavileri başlatabilirsiniz. Çocuk diş tedavisi doktoru portföyümüzden seçeceğiniz çocuk diş hekimi ile çocuğunuzun ağız ve diş sağlığı için “en iyi tedavi seçeneklerini” seçebilmek ve kısa sürede tüm diş ve diş eti problemlerini çözüme kavuşturmak için hemen Dent Dizayn’a ulaşın!

Çocuk diş tedavisi ücretleri konusunda bilgi almak içinse Dent Dizayn olarak bizlere ulaşabilir ve gerekli bilgileri alabilirsiniz. İstanbul Sancaktepe’de çocuk diş tedavisi alanında sizlere hizmet veren Dent Dizayn olarak bizler, çocuk diş doktoru yâda çocuk diş uzmanı ile görüşmeden “fiyat bilgisi” almamanızı öneriyoruz. Zira; çocuğunuzdaki diş yâda diş eti problemlerinin net tanısının konması ve tedavi seçeneğinin değerlendirilmesi ile net fiyatlar belirlenebilecektir. Bu nedenle; çocuklarda diş problemleri için Dent Dizayn’daki çocuk diş hekimleri ile görüşerek “fiyat bilgisi” talep etmenizi öneriyoruz.

Diş Çekimi Hangi Durumlarda ve Nasıl Yapılır?

Diş ağrıları, diş ve ağız sağlığının yolunda gitmediğinin en büyük habercisi olsa da “önemsenmediği” için diş kayıplarına sebep olabiliyor. Diş ağrısının ancak ve ancak çekilmez boyutlara ulaşmasıyla birlikte gidilen diş hekiminden yüksek oranlarda diş kaybı ile çıkılıyor. Kanal tedavisi ile tedavi edilebilen diş çürükleri yada diş ağrıları diş kayıplarının önüne geçerken çürümenin hiçbir şekilde restore edilecek durumu yoksa ve sinire değiyorsa ne yazık ki diş çekimi tek çare olarak karşımıza çıkıyor. Bazı dişlerin ise cerrahi çekimler ve teknikler ile çekilmesi gerekebiliyor. Bu nedenle; dişlerimizde ağrı hissettiğimiz andan itibaren hemen diş hekimine görünmeli ve gerekli tedavileri almalıyız.

Diş Çekimi Hangi Durumlarda Gereklidir?

– Travma uğramış dişler, kırık dişler ve çürümüş dişlerin birçoğu da diş çekimini gerekli kılabilmektedir. Dolgu, kanal tedavisi yada kuron gibi tedavi seçenekleriyle kurtarılamayan dişlerin en iyi tedavisi ancak ve ancak dişi çektirmektir.
– Süt dişlerininin düşmesi gerektiği halde düşmemesi sonucunda ağız ve diş sağlığında problemler yaşanmaya başlanır. İşte bu gibi durumlarda da diş çekimi işlemi gerekebilir.
– Günümüzde birçok diş eti hastalığı, dişlerin tutunduğu kemik dokusunda rahatsızlıklara sebep olabilmektedir. Kemik dokusundaki kayıplar sonucu dişte sallanma başlamış ise diş eti tedavisi uygulanır. Ancak, dişi kurtarmak adına yapılabilecek bir şey yoksa ne yazık ki diş çekimi gerekmektedir.
– Gömük dişlerde kişilere rahatsızlık veren diş problemleri kategorisinde değerlendirilmektedir. Üçünkü büyük azılar gibi çenede yer sıkışıklığına sebep olabilen dişler, zamanla çürük ve ağrılara neden olabilmektedir. Bu gibi durumlarda da yine diş çektirmek en iyi tedavi seçeneği olabilir.
– Dişlere yapılan yanlış tedaviler sonucunda da diş kayıpları yaşanabilmektedir. Örneğin, kanal tedavisi gereken bir dişe sadece “dolgu” işlemi yapılmış ise dişte apse oluşumu gözlemlenebilir bu durumda ise dişin çekilmesi gerekecektir.
– Yirmi yaş dişlerinin ağrı yapması, bir türlü damaktan patlamaması gibi sancılı süreçlerin sonunda diş hekimi, 20’lik dişin çekilmesi kararını alabilir.
– Estetik kaygılar sebebiyle de diş çekimine ihtiyaç duyulabilir.
– Tümör yada kis gibi ciddi bir sorunla karşılaşıldığında diş çekimi talep edilebilmektedir.
– Ortodonti tedavisi içinde yine diş çekimi gerekli olabilmektedir.

Diş Çekimi Nasıl Yapılır? 

Diş çekimi, hemen hemen herkesi ürküten ve geren bir işlemdir. Ancak, ağız ve diş sağlığı için kuşkusuz ki bazen dişlerin çekilmesi gerebilmektedir. iŞte bu gibi durumlarla karşı karşıya kaldığımızda “işlemi ertelememeli” basit bir ağrı kesici kullanımı ile birlikte diş çekimi işlemine gitmeliyiz. Zira diş çekimi işleminde mutlaka lokal anestezi uygulanmaktadır. Böylece, ağrıyı hiç hissetmezsiniz. Uyuşturucu iğne olarak bildiğimiz lokal anestezi ise diş etine uygulanır ki birkaç dakika içerisinde dişler, ağız ve çene uyuşmuş olur. İstenen uyuşma düzeyine ulaşıldıktan sonra ise diş çekim işlemi gerçekleştirilebilmektedir.

Diş çekimi kaç dakika sürer gibi birçok soruyu soran kişiler ise bilmelidir ki diş çekiminin belirli bir süresi yoktur. Çünkü; dişin yeri, hangi diş olduğu, çürük vb.gibi durumların varlığı ve uyuşma derecesi gibi birçok faktör, diş çekimi süresini doğrudan etkileyebilir. Örneğin; dişlerin konumu ve köke tutunması sonucunda diş hekimi dişi çekmekte zorlanabilmektedir.

Diş Çekimi Sonrası Yapılması Gerekenler Nelerdir?

Geçmişten gelen “diş çektirme alışkanlığı” sonucunda en önemli dişler “gereksiz yere” çekilmekte ve daha sonra çeşitli ağız-diş problemleriyle karşı karşıya kalınmktadır. Ağrıyan dişin hemen çekilmesi gerektiği son derece yanlış bir düşünce olup, diş hekimlerinin de bu konuda hastalarını bilinçlendirmesi gerekmektedir. Diş çekimi öncesi ve sonrası konusunda bilinçlendirilen hastalar; dişleri ağrıdığında dişi çektirmek için değil ağrıyan dişini tedavi ettirmek için diş hekimine başvurmalıdır.

Apse yapan yada iltihap toplamış bir dişin çekilmesi ise asla doğru değildir ve birçok probleme davetiye çıkarır. Bu nedenle; dişin ağrımaya başlamasını takip eden süre içerisinde diş hekimine görünmeli ve diş hekiminin vereceği tavsiyelerle tedavi seçeneklerini değerlendirmeliyiz.

Ancak; diş ciddi manada çürümüşse, diş uygulamaları için çekim gerekiyorsa, kırılmış diş hiçbir şekilde kurtarılamıyor ise kuşkusu ki diş çekimi işlemi gerekmektedir. Diş çekimi sonrası yapılması gerekenlere dikkat etmekte yine diğer dişlerin çekilmesini engelleyecek en önemli hususlardan birisidir.

Diş çektirdikten sonra nelere dikkat etmeli?

Çeşitli sebeplerden ötürü çekilen diş, kanamaya sebep olacaktır. Bu nedenle, diş hekimi tarafından çekilen dişin çekim yerine pamuk yada gazlı bez tamponu koymak çok önemlidir. Sağlıklı bir iyileşme içinde kan pıhtısının o bölgede oluşması gerekmektedir. Zira, diş çekiminden sonra oluşması beklenen kan pıhtısı, doğal bir tampon görevi görmektedir. Ayrıca, pıhtı; ilerleyen dönemlerde dişin çekildiği boşluğun kemik yapıyla dolmasına da zemin hazırlayabilecektir.

Diş çektirdikten sonra ağrı ise normal olup basit bir ağrı kesici hap ile geçirilebilir bir semptomdur. Kan sulandırıcı, aspirin gibi ilaçlar; bölgede oluşması beklenilen kan pıhtısını engelleyeceği için kullanılmamalıdır.

Diş çekiminden sonra kanama görülmesi ise elbette normal bir durumdur. Yoğun bir kanama var ise pamuktan tampon yaparak kanamayı durdurabilirsiniz. Ancak, sürekli devam eden kanama bir şeylerin ters gittiğinni göstergesidir ki bu durumda diş hekiminize ulaşmalısınız.

Çekilen dişin oluşturduğu boşluğun kapanması ise belirli bir süre alacaktır. Fakat, çekim sonrasında iyileşmeyi geciktiren alkol, sigara gibi zararlı maddeleri kullanmak son derece yanlış bir harekettir.

Komplikasyonlu diş çekimlerinden sonraki 8 saat boyunca ağrı gözlemlenebilmektedir. Bu gibi durumlarla karşılaşırsanız 5 ila 10 dakika boyunca dışardan soğuk press yapmanız, yüzünüzde şişme ve morarmayı engelleyecektir.

Köklü dişlerin çekiminde bir takım problemlerde yaşanabilmektedir. Kökün boyu, çekim yeri ve diğer olasılıklar dikkate alınarak kökün çekilip çekilmemesine karar verilebilmektedir.

Diş çekimi sonrasında enfeksiyon kapmamak adına yara bölgesine değmemeli ve herhangi bir alet sokmamalısınız. Bazı danışanlar ne yazık ki kemiği kök sanmakta ve çıkarmaya çalışmaktadır. İşte bu son derece tehlikeli bir davranış olup geri dönüşü olmayan problemlere sebep olabilecek bir harekettir.

Diş çekimi sonrası acı duymak gayet tabidir ancak bunun belirli bir süresi vardır. Dişe, dişin çekildiği yere ve iltihap durumuna göre diş çektirdikten sonra acının belirli bir zaman diliminde hissedilmesi normal kabul edilebilir. Fakar, diş çekimini takip eden gece ve gündüz süresince ağrıyı hissetmek ve ağrı kesicilerle dindirememek bir problemi işaret eder. Yaranın enfekte olması, pıhtının kopması gibi durumlar sebebiyle ortaya çıkan diş çekimi ağrıları için mutlaak diş hekimine gitmeli ve gerekli pansuman- tedavinin yaptırılması gerekmektedir.

Gülüş Tasarımı Yöntemleri (Teknikleri)

Gülüş tasarımı; dişlerdeki görünüm bozukluklarının giderildiği ve hastalıkların çözüme kavuşturulduğu geniş bir süreci kapsamaktadır. Günlük yaşantımızda konuşma yada gülme esnasında gözüken dişlerimizden rahatsız olduğumuzda yapılabilecek tek şey elbette özel gülüş tasarımı yaptırmaktır. Aksi halde, diş ve diş etindeki görünüm bozukluklarını yok edemez ve diğer problemlerimizin de tedavisini yaptıramayız. Bu nedenle; kişiye özel gülüş tasarımı ile var olan dişlerdeki problemleri gidermeli ve daha sonra güzel gülüşe sahip olmak adına doktorun önerdiği teknikleri denemeliyiz.

Gülüş Tasarımı Nedir?

Diş ve diş etimiz, kuşkusuz ki yüz bölgemizde en çok dikkat çeken bölgelerden birisidir. Karşımızdakilerin yüzümüze baktığında dikkatini çekecek olan dişlerimiz, bizim hakkımızda ön izlenimler oluşturmaktadır. Örneğin; bugün birçok kurum işe alım sürecinde diş temizliği, dişin rengi gibi dişin dış görünümüne bakarak “hijyen,sorumluluk” gibi bilgilerden “kişilik analizi” çıkartmayı öngörüyor. Bu nedenle, sosyal yaşantımızda daha iyi ilişkiler kurabilmek ve estetik bir ağız görüntüsüne sahip olabilmek için kuşkusuz, “güzel gülüşü” destekleyecek ağız ve diş sağlığı uygulamalarına ihtiyacımız var.

Teknolojinin ve tıbbın gelişmesi sonucunda artık diş hekimleri, estetik gülüş tasarımı konusunda hastalarına çeşitli uygulamalar sunabiliyor. Dişlerin yapısal formunda ve renginde yapılabilecek küçük müdahaleler dahi gülüş tasarımı elde edilmesi konusunda önem arz ediyor.

Dijital Gülüş Tasarımıyla Kusursuz Diş ve Gülüş Tasarımı Mümkün

Estetik bir gülüşe sahip olmak için dudatan burna kadar tüm ölçümlerin yapılması ve bu ölçümlere göre dişlerin formlarının planlanması gerekmektedir. Zira, diş estetiği ve gülüş tasarımı bir bütün halinde değerlendirildiğinde “ideal sonuçlar” verebilir. Dişlerin eksenleri, burun kanatları mesafesi gibi çeşitli unsurları değerlendirdikten sonra gülüş tasarımı planlanması yapılmalıdır.

Gülüş tasarımının yapılmasındaki tek amaç elbette diş estetiğinin oluşturulması değildir. Bu tasarımdaki diğer amaç ise diş dokusu ve sağlığının ideal seviyeye getirilmesi olmalıdır. Kişiye özel planlanan gülüş estetiği uygulamaları ile kişide gülümsemeyi engelleyen tüm faktörler çözüme kavuşturulduğunda “dişlerde altın oran” elde edilebilmektedir.

Zirkon kaplama, diş beyazlatma, diş eti operasyonları, bonding uygulamaları, diş boyu ayarlanması, köprüler ve dudak şekillendirmesi gibi çeşitli uygulamalar da yine gülüş tasarımından ideal sonuçları alabilmek için yapılabilmektedir. Bu uygulamaların yapılmasının sebebi ise bazen “ideal sonucu” alabilmeye engel olacak durumlarla karşılaşılmasıdır. Ortodonti, implant, kuron köprü gibi tedavi seçeneklerinden hemen sonra gülüş tasarımı, kısa sürede tamamlanabilir.

Gülüş Estetiği Yaparken Neleri Göz Önünde Bulundurur?

-Diş boyutu & formu

-Diş karakterizasyonu

-Gingival sağlık durumu

-Ağzın kapanışı

-İnterdental kontağın seviyesi

-Dişin rengi ve yüzeyinin yapısı

-Alt dudak çizgisi

-İnsizal kenar konfigürasyonu

-Diş aksı ve zenith noktaları

-Yüz ve çene simetrisi

Gülüş Tasarımı Çeşitleri Nelerdir?

Estetik gülüş tasarımı yaptırmayı planladığınızda gülüş tasarımı çeşitleri yada gülüş tasarımı trendleri gibi ifadelerle karşılaşacaksınız. Hekimler tarafından planlanan ve uygulanan gülüş tasarımı, “kişiye özel” olarak uygulanmasına rağmen beğenilen gülüş çeşitleri de değerlendirilmeye alınabilir.

Çekici Estetik Gülüş (Sexy Smile)

Ön dişlerin diğerlerine göre daha uzun tasarlanması anlamına gelen çekici estetik gülüş, sexy smile olarak da bilinmektedir. En çok tercih edilen gülüş tasarımı çeşidiolan çekici estetik gülüş tasarımı, sıklıkla kadınlar tarafından rağbet görüyor.

Entelektüel Gülüş (Sophisticated Smile)

Genelde orta yaştaki kişiler için uygun olan entelektüel gülüş tasarımı, sophisticated smile olarak biliniyor. Kişiyi daha olgun gösteren ve bilgili olarak algılanmasını sağlayan entelektüel gülüş tasarımında yüzün alt kısmına dikkatler çekiliyor.

Sportif Gülümseme (Sporty Smile)

Orta kesici dişlerin yan kecisi dişlerden uzun olmasıyla tasarlanan sportif gülümseme, diş hekimlerinin sıklıkla uyguladığı bir tasarımdır.

Not: Gülüş tasarımı çeşitleri olarak yukarda saydığımız tasarımlar; kişinin talepleri ve mevcut ağız ve diş yapısı gözetilerek yapılmaktadır. Gülüşün doğal olması elbette her şeyden önemlidir ve bu nedenle doktorunuzun size yapacağı önerilere mutlaka kulak kabartın.

Gülüş Tasarımı Nasıl Yapılır & Planlanır?

Hasta ile diş hekiminin gülüş tasarımı süresince uyum içerisinde olması çok önemlidir. Zira; hastanın beklentilerini anlamayan bir diş hekimin yapacağı işlemden hastanın memnun kalması beklenemeyeceği gibi kendini net olarak anlatamayan bir hastayı da doktorun anlamayacağını göz önünde bulundurmak gerekir. Bu nedenle, gülüş tasarımı yaptırmadan önce “doktorunuza ne istediğinizi” net olarak anlattığınıza emin olmalısınız.

Gülüş tasarımında genel olarak 3 aşamadan bahsedilebilir:

Değerlendirme Aşaması

Gülüş tasarımı için başvuran hasta, doktor tarafından ilk görüşmede değerlendirmeye alınır. Hastanın ağız dışı, ağız içi yüz fotoğrafları ve konuşma gülme sırasındaki videoları çekilir. Böylece, ağzın genel durumu ve dişlerdeki problemler kolaylıkla tespit edilir. Kişinin fiziksel görünümü başta olmak üzere mesleği de göz önünde bulundurularak en uygun “gülüş tasarımı” planlaması için ikinci aşamaya geçilebilir.

Diş Modeli Değerlendirme – Onay

Fotoğraflar, videolar ve ağızdan alınan ölçü ile hazırlanan diş modeli, hastaya sunulur. Şablonlar üzerine oturtulan bu model bir de dijital gülüş tasarımı olarak bilgisayarda gösterilir. İdeal gülüş için gerekli ilaveler ve eksiltmelere karar verdikten sonra tasarım onayı alınır.

Gülüş Tasarımı Öncesi Tedavilerin Yapılması

Gülüş tasarımı öncesinde eğer ki diş hekimi tarafından gerekli görülüyor ise diş uygulamalarının yapılması gerekebilir. Örneğin; diş etlerinin seviyeleri ve simetriği göz önünde bulndurularak pembe estetik yöntemlerine başvurmak gerekebilir.

Gülüş tasarımı hayata geçirilirken gülüş tasarımı yöntemleri ve uygulamalarından faydalanılmaktadır.

-Bleaching yani diş beyazlatma

-Kron boyu uzatma

-Adeziv sistem

-Zirkon destekli porselen kron uygulamaları

-Porselen inley- onley dolgu yapımı

-İmplantlar

-Diş eti cerrahisi uygulamaları gibi çeşitli müdahalelere başvurulabilir.

Gülüş tasarımı yukarıda sayılan uygulamaların gerekli olması durumunda belirli bir süreyle ertenebilir. Özellikle ortodonti tedavisine gerek duyuluyor ise en az 1 yıl süreyle gülüş tasarımı yapılması ertelenebilir. Bonding, lamine gibi uygulamalar ise gülüş tasarımını 3 ay süreyle erteletebilmektedir. Ancak, bu erteleme sonucunda gülüş tasarımınızı gölgeyecek hiçbir unsur kalmaz ve ideal gülüş tasarımına kavuşabilirsiniz.

Gülüş Tasarımı Tedavisinin Avantajları Nelerdir?

Sağlıklı ve güzel görünümlü diş & ağız yapısına kavuşmak artık gülüş tasarımı ile mümkün. Geliştirilen estetik diş hekimliği teknolojileri sayesinde artık dişlerde ve ağız içerisinde bulunan tüm problemler kısa sürede çözümleniyor ve ideal görünüm için estetik uygulamalarına geçilebiliyor. Gülüş tasarımı ile sizler;

-Gülüşünüzü saklamayı bırakacak ve gönlünüzce gülebileceksiniz.

-Diş etlerinizdeki problemler giderildiği için “tam gülümsemekten” asla çekinmeyeceksiniz.

-Dişlerinizde kırılma ve çürüme problemleri minimuma inecektir.

-Dişlerinizin kapanışındaki problemler giderileceği için çene problemlerinizde ortadan kalkacaktır.

-Dişlerinizdeki çatlak ve kırıklar giderildikten sonra dişlerinizin rengide değiştirilebilir.

-Kendinizi psikolojik olarak daha iyi hissettiğiniz için yüzünüzde estetiksel bir çehre değişimi elde edersiniz.

Gülüş Tasarımı Fiyatı Ne Kadar?

Diş eti estetiği, diş beyazlatma, diş kaplamaları gibi çeşitli gerekli uygulamalardan sonra sizi siz yapan “harika gülüşünüzü” tasarlamak; gülüş tasarımı ile mümkün olacaktır. Ortodonti tedavisi gibi önemli tedavilerin de dahil olduğu gülüş tasarımı süreci, herkese göre farklılık gösterebilmektedir. Bu nedenle, hem yapılan işlemler hem de doktorun uzmanlığına göre gülüş tasarımı ücretleri de değişiklik gösterebilecektir.

Net gülüş tasarımı ücretiiçin size yapılacak tüm tedavileri öğrenmeli ve daha sonra fiyat tablosunu göz önünde bulundurmalısınız. Gülüş estetiği ücretlerihakkında bizden bilgi almak içinse dilediğiniz zaman bizlere müravat edebilir ve kısa süreli muayeneden sonra yapılabilecek işlemler hakkında hemen bilgi sahibi olabilirsiniz!

Ağız Yarası Türleri ve Tedavi Yöntemleri

Ağız yarası, birçok insanın hayatının mutlaka bir döneminde karşı karşıya geldiği bir sağlık sorunudur. Bazı kimseler ağız yaraları ile bir kez karşılaşırken diğerleri ise sürekli olarak ağız yarası sorunsalıyla karşı karşıya kalabilmektedir. Ciddi manada ağrıya sebep olabilen ağız yaraları, her yaştan bireyde görülebilmektedir. Ağız yaraları türleri ve tedavi yöntemleri ile ilgili olan bu yazıda ağız yarası belirtileri ve ağız yaralarının oluşmasındaki faktörleri geniş olarak inceleyebilecek ve ağız yarası nasıl geçer sorusuna en iyi tedavi yöntemleri ve teknikleri ile yanıt bulabileceksiniz.

Ağız Yarası Nedir? 

Başta gençler olmak üzere yaşlıları dahi olumsuz yönde etkileyebilen ağız yaraları, yaşamın hemen hemen herhangi bir döneminde hiçbir sebebe bağlı olmaksızın da ortaya çıkabilir. İç yanaklarda, dilin tabanında ve ağzın ön tarafında( alt dudak arkası) görülebilen ağız yaraları,  1 mm’den az olacak şekilde küçük olmasına rağmen yarattığı semptomlar oldukça sancılı olabilmektedir.

Kendi kendine geçebilen ağız yarası için tedavi gerekmez iken kronikleşen ve yemek yemeyi dahi imkânsızlaştıran ağız yaralarının tedavisi, acilen yapılmalıdır.

Ağız Yarası Belirtileri Nelerdir? 

Ağız yaralarının belirtileri ağız yarasının başlangıcına, sonrasına yâda nedenine göre bağlı olarak değişebilmektedir. Fakat, ağızda oluşan bir yaranın oluşturabileceği genel belirtiler arasında ağız içinde yuvarlak yara görünümü, hassasiyet, diş fırçalama sorunları, ekşi yiyememe ve dolaylı olarak iştah kayıpları yer alabilir. Ayrıca; ciltte döküntü, lenf düğümü şişmesi, malaise durumu, ağız kenarındaki çatlaklar, ateşin yükselmesi ve dil, boğaz yâda karın ağrısı da yine ağız yarasının belirtileridir.

Ağız Yaralarının Oluşmasındaki Faktörler Neler?

Ağızda çıkan yaraların oluşmasında elbette sayısızca sebep sayılabilmektedir. En basit sebeplerden birisi olan yanağı ısırmak, ağız yarasının oluşmasına sebep olabilmektedir. Burada dikkat edilmesi gerekilen husus ağız yarasının görünümü, yarattığı semptomlar, iyileşmemesi ve tedaviye yanıt verip vermemesi olmalıdır.

Ağız yarasının oluşmasında rol oynayan unsurlarise aşağıda listelenmiştir:

– Anksiyete

– Badem, çilek, çikolata ve kahve gibi bazı yiyeceklerin sık tüketimi

– Ağız travmasına sebep olabilecek eylemler başta olmak üzere çeşitli sebeplerle ağız yarası oluşumu meydana gelebilir.

Hormonal Değişiklikler

Adet dönemlerinde ağız yaralarının görülme sıklığı hormonal değişikliklere bağlanmaktadır. Kadınlarda ağız yarası oluşumu işte bir anda dalgalanan hormonlarla ilgili olabilmektedir.

Sigara Kullanmayı Bırakmak

Ağız yarasının oluşmasındaki bir diğer sebepte sigara kullanmayı bırakmaktır. Vücudun kimyasalları bedenden atma çabası içerisinde iken ağız yarası oluşumu, dışarıya verilen normal bir tepki olarak kabul edilir. Tamamen geçici olan bu durum, kısa sürede sona erecektir.

Ağız yarasına sebep olabilen diğer tıbbi nedenleri de göz önünde bulundurmalı ve ağız yaraları tedavisi için doğru bir planlama yapılmalıdır.

Vitamin B12 eksikliği

 Kırmızı kan hücrelerinin yapılmasına yardımcı olan B12 vitamini, sinir sistemini sağlıklı bir şekilde ayakta tutmaktadır. Sinir sisteminin beslenememesi sonucunda yorgunluk ve ağız yaraları gözlemlenebilmektedir.

Demir Eksikliği

Kırmızı kan hücrelerine oksijen taşıyan demir, vücutta eksikliğinde “uyuşukluk” haline sebep olur. Ağız yaraları ve ciltte kapanmayan lezyonlara sebep olabilen demir eksikliğinin mutlaka çözümlenmesi gerekmektedir.

Çölyak Hastalığı

Buğday, arpa gibi gıdalara karşı hassasiyet gösteren Çölyak hastalarında sık sık ağız yaralarına rastlanabilmektedir. Bu durumda, glütensiz beslenme ile kısa süre içerisinde ağız yaraları sone erdirilebilir.

Reaktif Artrit

Vücutta meydana gelmiş olan başka bir enfeksiyona karşı oluşan bir reaksiyon olan reaktif artrit sonucunda iltihaplanma ağıza yayılabilir ve doğal olarak ağız yaraları oluşabilir.

İlaca Karşı Reaksiyon

Ağız yaraları, ilaçlara karşı bir reaksiyon olarak da ortaya çıkabilmektedir. Non streoid antiinflamatuar, niconrandil, beta blokerler vb. örnek olarak sayılabilir.

Ağız Yarasına Sebep Olabilen Hastalıklar 

Bazı hastalıkların ne yazık ki ağız yarasına sebep olabildiğini söylemekte fayda var. Anemi, Herpes simpleks enfeksiyonu, gastrointestinal hastalıklar, farenjit, suçiçeği ve enterovirüs gibi çeşitli hastalıkların “ağızda yara oluşumuna” zemin hazırladığı bilinmektedir.

 Ağız Yaraları Türleri Nelerdir? 

Ağız içi yaralarının çeşitlerini saymak mümkün olmamakla birlikte her biri farklı görünüm ve belirti verebilmektedir. Genel olarak enfeksiyona bağlı oluşan ağız yaraları, kimi zaman bulaşıcı hastalıklarla da ilgili olarak meydana gelebilmektedir.

Ağız yarası çeşitleri arasında sayabileceğimiz ağız içindeki kitleler ağrılı olmakla birlikte kanamalara da sebep olabilmektedir. Eritroplazi olarak bilinen kabartılı lekelerde ağız yarası zannedilmekte ve erken tanısı geciktirilebilmektedir. Oysaki eritroplazi ağız içi habis tümör çeşitlerinden birsidir.

Ağız içinde beyaz leke ise pamukçuk olarak bilinmektedir ve ağız içinde bölük pörçük olarak bulunur. Ayrıca lökoplazi ve frengi de yine ağız yarası oluşumu tetikleyebilmektedir.

Ağız Yarası Tedavisi Nasıl Yapılır?

10 ila 14 gün içinde kendiliğinden geçebilen ağız yaraları, bazen “tedavi” ile çözümlenmesi gereken durumlara sebep olabilir. Şiddetli ve acı verici bir hale dönüşen ağız içi yaraları; günlük yaşantıyı olumsuz etkilediği anda tedavi edilmelidir. Ağız yaralarının sebebini tespit etmek içinse ilgili brnaşın uzman doktoruna görünmek iyi bir seçenek olabilir. Böylece, ağız yarası türleri belirlenir ve ağız yarası için en iyi tedavi yöntemleri denenir.

Ağız yarasına sebep olabilen hastalıkların da tedavisi yapılarak ağız yarasının doğal olarak çözüme kavuşturulması sağlanabilir. Böylece, hem hastalığın tedavisi yapılırken hem de ağızdaki yaraların ekstra müdahaleye gerek kalmaksızın tedavisi yapılabilir. Örneğin; kadınlarda ağız yarası olgusuna sebep olabilen hormonal değişiklikler de yine çeşitli ilaç destekleri ile çözüme kavuşturulabilir. Hormonal dalgalanmaları çok fazla olan kişilerde tekrarlayan ağız yaralarının çözümü ancak hormon tedavisi ile mümkün olacaktır. Çünkü, içeriden gelen problemi tedavi etmedikçe dıştan ağız yarasını tedavi etmek mümkün olmayacaktır. Bu nedenle, doğum kontrol başta olmak üzere çeşitli hormonal tedaviler uygulandığı zaman ağız yaraları kendiliğinden yok olacaktır.

İlaçla Tedavi

Diş uygulamaları sonucunda meydana gelen ağız içi yaralarının tedavisi kimi zaman diş uygulamasını sonlandırmak olabilir. Aynı zamanda yine diş doktorunun önereceği ilaçlarla da kısa sürede ağız yaraları yok edilebilir.

İltihabı azaltmaya yardımcı olan kortikosteroidler, ağız içindeki yaralardan doğan ağrıları dindirebilmektedir. İyileşme sürecini de hızlandıran bu ilaçlar, sprey yâda gargara formlarında satılmaktadır. Ayrıca antimikrobiyal ağız yıkama suları da ağrılı ağız yaralarının geçirilmesi sürecinde etkin olarak kullanılmaktadır. Antimikrobiyal ağız yıkama suyu olarak satılan ilaçların birçoğunda dişte lekelenme görülebilir ki bu geçici bir durumdur. Lekelerin önlenmesi içinde gargarayı kullanmadan önce dişlerin fırçalanması önerilebilir.

Ağız yaralarının çok ciddi acı ve ağrı hissine sebep olması halinde doktor, ağrı kesici ilaçları sizlere reçete edebilmektedir. Gargara, sprey, pastil ve jel formunda bulunabilen ağrı kesici ilaçlar, belirli dozlarda alındığında “ağız yarasını geçirmek” konusunda sizi tatmin edecektir.

Diş Ağrısı Tedavisi

Diş etinde yâda çenede meydana gelen problemlerden ötürü kaynaklanabilen diş ağrısı, diş içinden yâda çevresinden gün yüzüne çıkar. Sürekli olarak devam edebilen diş ağrıları, kimi zamanda aralıklı olarak hissedilebilmektedir. Aşırı soğuk yâda aşırı sıcağa karşı hassasiyette diş ağrılarına sebep olabileceği gibi diş apsesi, diş eti hastalıkları, diş çürükleri, diş oyukları, diş kırılmaları yâda dolgu düşmesi de yine diş ağrılarına sebep olabilmektedir. Yemek yemekten çalışmaya kadar negatif sonuçlara sebep olabilen diş ağrısı, eğer ki kronikleşen bir tablo çiziyor ise kuşkusuz hemen doktora gidilmeli.

Diş Ağrısı Nasıl Ortaya Çıkıyor?

Diş pulpası boşluğu her dişin ortasında bulunmaktadır. Bu diş pulpası, sinirler ve kan damarlarını içeren süngerimsi bir dokudan oluşmaktadır. Ser doku katmanları ile çevrili olan pulpa boşluğu, tehlikelere karşı kapalıdır. Mine olarak adlandırılan en dış tabaka ise kemikten bile sert bir yapıdan oluşmaktadır. Diş ağrısının ortaya çıkışı ise pulpanın iltihaplanması sonucunda oluşur. Ağız hijyenini yetersiz olması, enfeksiyon kapılması yada diş çürüğünün ilerlemesi gibi çeşitli sebeplerle iltihaplanan diş pulpası, sinirlere baskı yaparak ağrıyı oluşturur.

Diş Ağrısı Nasıl Geçer?

Diş ağrısına en iyi çözüm kuşkusuz ki dişin neden ağrıdığını saptamaktır. Diş ağrısı tedavisi eğer ki doğru yapılır ise diş ağrısını giderecektir aksi halde kanal tedavisi yapılması gereken bir dişe dolgu yapılması sonucunda ağrının geçmeyeceğini söylemek yanlış olmaz. Diş ağrısını gidermek için yöntemleride denemek ilk etapta işe yarasa da daha sonraki süreçte ağrıyı dindirmeyebilir. Zira, gecenin bir yarısı başlayan diş ağrısını gidermek için diş ağrısına ne iyi gelir, diş ağrısına evde yapılabilecekler gibi araştırmalar yapsak ta artık “diş hekimine” gitme zamanı gelmiştir.

Diş Ağrısı Belirtileri Nelerdir?

Diş ağrısı, ağız ve çenede bulunmasına rağmen çoğu ağrı ile karıştırılabilmektedir ki bazı hastalıkların diş eti ve diş hassasiyetini oluşturduğunu da söylemek yanlış olmaz. Bu nedenle, diş ağrısının karıştırılmaması için diş ağrısı ipuçlarını iyi bilmek oldukça önemlidir.

Mısır yerken yâda elma yerken bir anda diş ağrınız baş göstermiş ise kuşkusuz dişinizin zorlanmasından ve yerinden oynamasından dolayıdır. Bu ağrı tipi ani bir hareket ile oluşmuştur muhtemelen kısa sürede geçecektir. Geçmeyen diş ağrılarının sebepleri ise farklı tablolar düşündürür. Diş ve diş eti hastalıklarına bağlı gelişen diş ağrıları, ne yazık ki kronikleşebilmekte ve kişiyi günlük yaşamından alıkoyabilmektedir.

Diş ağrısı genel olarak aşağıdaki belirtilerle kendini ele verir:

Bir yâda birkaç dişe bası uygulandığında ağrı hissedilmesi,

Çiğneme esnasında keskin ağrıyla karşılaşılması,

Yemek yerken zonklama ve acı çekme,

Sıcak ya da soğuk içeceklere karşı hassasiyet oluşması,

Diş eti iltihabının oluşması ve kanamaların sıklaşması gibi çeşitli semptomları, diş ağrısının genel belirtileri olarak sayabiliriz.

Keskin Diş Hassasiyeti

Kişinin keskin diş hassasiyeti yaşıyor olmasındaki en büyük etken soğuk yâda sıcak içeceklerin biranda tüketilmesidir. Diş boşlukları ve apse gibi durumlar, keskin diş hassasiyetine sebep olabilmektedir.

Aralıklı Ağrı

Ağzı açmak gibi hareketler sonucunda aralıklı ağrılar baş gösterebilir. Birkaç diş yâda tek dişte de görülebilen aralıklı ağrı, “bıçaklanıyormuş” hissi yaratmaktadır. Diş oyuğu, diş çatlaması ve apselerin birçoğu aralıkla ağrıya sebep olabilirler.

Yeme Esnasında Ağrı

Yemek yendiği zaman ortaya çıkan ağrının sebebi muhtemelen diş kırığı yâda diş çürümesi olabilmektedir. Ağrı kesicilerle durdurulabilen bu diş ağrısına kesin çözüm, yine diş hekiminin belirleyeceği tedavi protokolündedir.

Donuk Ağrı

Diş ve diş çevresine yayılmış olan zonklayıcı diye tabir edilen donuk diş ağrısı, hafif şiddetli olabilmektedir. Diş oyuklarının yâda diş eti hastalıklarının sebep olduğu donuk ağrılar, kişinin günlük yaşantısını olumsuz etkilemekte ve kişiyi gergin bir psikolojiye sürükleyebilmektedir.

Ağızın Arkasında Oluşan Ağrı

20’lik dişler sebebiyle ağzın arasında ağrı duyulması sıklıkla karşılaşılabilen bir durumdur. Çünkü, 20’lik dişler, çene üzerine çıkmak için gerekli alanı bulamamakta ve diş etlerine baskı yapmaktadır. Buda kuşkusuz olarak şiddetli ağrıların hissedilmesine sebep olacaktır.

Diş Ağrısı Sebepleri Nelerdir?

Dişlerin Darbeye Maruz Kalması

Eğer ki diş yada diş eti zarar görür ise kuşkusuz ki ağrıya sebep olacaktır. Dişin kırılması sonucunda meydana gelen travmanın diş ağrısını tetikleyebileceği gerek diş hekimleri gerekse de danışanlar tarafından bilinen bir husustur.

Yapılan Yanlış Tedaviler

Yanlış yapılan dolgular, diş implantları ve diş kronları da şiddetli diş ağrılarına sebebiyet verebilmektedir.

Çürümüş Dişler

Dişin üzerinde biriken bakterilerin zaman içerisinde diş yüzeyini aşındırması sonucunda dişler çürür ve ağrılara sebebiyet vermeye başlarlar. Deliklerin genişlemesi ve dişin içerisindeki sinire kadar çürüğün ulaşması ise şiddetli ağrıların yaşanmasına neden olabilirler.

Diş Eti Hastalıkları 

Periodontal hastalıklar da diş ağrısına sebep olabilmektedir. Zira, diş etlerinin kızarması ve şişmesi sonucunda diş ağrısının yaşanması olası bir durumdur.

Dişin Enfeksiyon Kapması

Dişin yapısının bozulması sonucunda dişin altında kalan diş kökü ve çevresi, enfekte olur. Enfeksiyon nedeniyle de ağrılar diğer dişlerde de hissedilebilmektedir. Bazen hangi dişin ağrıdığını dahi bulmakta zorluk çekebiliriz. Diş enfeksiyonu ciddi bir durumdur ki sebep olduğu ciddi diş ağrısından da anlayabiliriz. Bu nedenle en kısa sürede dişteki enfeksiyonu tedavi ettirmeli ve kemik & doku kayıplarının önüne geçilmelidir.

Dişin Hassas Olması

Dişin üstünde bulunan koruyu tabaka yani mine ve dentinin aşınması sonucunda dişte hassasiyet meydana gelir ki bu her sıcak yâda soğuk bir şeyler yendiği zaman diş ağrısı ile karşımıza çıkar. Sinirlerin savunmasız kalması sonucunda ortaya çıkan diş ağrısının tedavisi ise yine diş uygulamalarıyla mümkün olacaktır.

Bruksizm (Diş Gıcırdatma)

Gece uykusunda yâda stresli dönemlerde sık sık karşılaştığımız diş gıcırdatma da diş ağrısına sebep olabilmektedir. Diş, çene ve hatta boyun ağrısı yapabilen diş gıcırdatma, kesinlikle tedavi edilmesi gereken diş hastalıklarından birisidir.

Dental Hizalama Yöntemleri

Ağız içinde rahatsızlığa sebep olabilen diş telleri, diş sabitleyicileri de ne yazık ki diş ağrısına sebep olabilmektedir. Birkaç gün içerisinde yok olması beklenen diş ağrıları, eğer ki devam ediyorsa kuşkusuz işlemi gerçekleştiren diş hekimi tarafından tekrar kontrol edilmelidir.

Diş Ağrısı Tedavisi Nasıl Yapılır?

Diş ağrısı nasıl geçer sorusuna yanıtın daha önce diş ağrısının sebebini bulmaktan geçtiğini ve gerekli tedavilerin yapılmasının gerektiğini belirtmiştir. Diş ağrısını geçirmek için en iyi çözüm ağrı kesiciler olsa da evde yapılabilecekler de değerlendirilebilir. Zira, birçok ağrı kesici “geçici olarak” ağrıyı dindirmektedir.

Evde diş ağrısını geçirecek yöntemlere rağmen hiçbir sonuç elde edilemiyor ise doktora gidilmelidir. Diş hekimi sizi muayene eder ve diş ağrınızın sebebini kesin olarak belirler. Örneğin, diş ağrınızın nedeni bir diş çürüğü ise dişteki çürüğü temizlemek ve dolgu işlemi yapmak gerekebilir. Ancak, diş pulpasında bir enfeksiyon söz konusu ise kök kanal tedavisi uygulanması gerekebilir. Bu nedenle, diş ağrısı tedavisi için kuşkusuz diş hekiminize görünmeli ve önerdiği tedavi seçeneklerini ihmal etmemelisiniz.

Şeffaf Plakla Ortodonti Tedavisi

Şeffaf plakla ortodonti tedavisi, günümüzde sıklıkla yapılan ortodonti tedavil uygulamaların birisidir. Zira; dişlerin belirli bir düzende sıralanması ve aynı boyutlarda olması ise gülüşü ve yüzü etkileyen bir unsurdur. Diş dizisindeki bozuklukluklar, dişteki estetik görünümü bozmakta ve kişinin yüz estetiğini de olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle; diş dizisindeki bozuklukların düzeltilmesi ve ideal ölçülere getirilmesi gerekmektedir. Ortodonti ise bu sorunu çözebilecek bir diş hekimliği dalıdır ve ortodonti uzmanı diş çarpaşıklığıbaşta olmak üzere diş dizilimi gibi çeşitli dişlerle ilgili sorunları çözer. Estetik ortodontiiçerisinde yer alan diş teli tedavisi ise dişlerin sıralanması ve boyutlandırılması sağlanarak dişler en iyi görünüme kazandırılır.

Şeffaf Plak ( Telsiz Ortodonti )Nedir ?

Diş çarpaşıklığı ve diş diziliminde orantısızlıklar, estetik ortodonti alanına duyulan ihtiyacı arttırmaktadır. Dişindeki bu problemi düzeltmek isteyen ancak dişinde yabancı metallerle dolaşmak istemeyenler ise ortodonti tedavilerini geciktirmekte ve istenmeyen birçok sorunla karşılaşabilmektedir. Diş teliyle yaşama fikrine sıcak bakmayanlar, estetik görünüm kaygısıyla ortodonti tedavisini geciktirmesin diye şeffaf plak yani telsiz ortodonti tedavileriyaygınlaşmaya başlamıştır. Şeffaf plaklar ile tel görünümünden uzakta bir ortodonti tedavisi alınabilmekte ve dişler istenildiği boyutlara çekilebilmektedir.

Kişiye özel üretilen şeffaf plaklar, sert ve ince bir yapıdadır. Dişlere verilecek olan hareketi “estetik görünümü” bozmadan sağlayabilen şeffaf plak tedavisinde, dişler üzerindeki tellerin yeri değitirilebilmetke ve istenildiği zaman çıkarılabilmektedir. Ayrıca, dışarıdan fark edilmeyen şeffaf plaklar; manken, oyuncu gibi daima göz önünde olan kişilerin artık tek tercihi olmaktadır.

Şeffaf Plakla Ortodonti Tedavisinin Avantajları Nelerdir?

Tedavinin kısa sürmesi

Hastaların çoğu, klasik tel tedavisinin uzun sürmesinden yakınmakta ve yine birçoğu tedaviyi yarım bırakabilmektedirler. Ancak; şeffaf plakla yapılan diş telitedavisi; etkin sonuçları kısa sürede verebilen bir tedavi şeklidir. Hızlı olan şeffaf aparey, ortodonti tedavisini klasik tekniğe nazaran 7-8 ay erkene çekebilmektedir. Bu da hem hasta hem de hekim açısından yüz güldürücü bir sonuçtur.

Şeffaf plakların ucuz olması

Klasik tel tedavisi ücretlerine nazaran daha makul ücretleri olan şeffaf plakayla ortodonti tedavisi fiyatları, hekimden hekime değişebileceği gibi şehirden şehire de değişebilmektedir.

Diş eti problemlerine neden olmaması

Klasik ortodontik tedavide kullanılan braket ve tel çevresinin ağız ve dişteki alanlarda tahribatlara yol açmasına ek olarak biriken yemek artıklarının diş problemlerini beraberinde getirmesi durumu şeffaf plaklarda yoktur. Bu nedenle, şeffaf plakla diş teli tedavisinde diş eti problemleri yok denecek kadar az olacaktır.

Portatif bir ürün olması

Şeffaf plakla ortodonti tedavisi avantajlarından birisi de hastanın apareyleri dilediği zaman kullanabilmesi. Diş üzerinde yer değiştirilebilen ve çıkarılabilen şeffaf apareyler, hastaya çeşitli kullanım kolaylıkları sağlamaktadır.

Şeffaf Plak Herkese Uygulanabilir Mi ?

Ortodonti tedavilerinin birçoğu, bazı hastalar için uygun olmayabiliyor. Şeffaf plaklı diş çarpaşıklığı tedavisinde de aynı durum geçerli. Bazı kompleks vakalarda işe yaramayan şeffaf plak tedavisi, aşırı çene darlığı olanlarda kullanılmamaktadır. Ortodonti uzmanıyla görüştükten sonra şeffaf plakla diş teli tedavisine uygun olup omadığınızı öğrenebilir ve kısa sürede tedavi planlamasını yapabilirsiniz. Ayrıca; bazı durumlarda kişinin diş dizisindeki bozukluğun şeffaf apereyler ile düzeltilmesi mümkün olmayabilir. Bu nedenle, başka seçenekleri değerlendirmek içinde kuşkusuz en iyi ortodonti uzmanıyla görüşmek gerekebilir.

Çocuklarda şeffaf plakla diş teli tedavisiise 12 yaş ve üzerindeki çocuklar üzerinde yapılabilmektedir. Zira; dişlerin hareket kabiliyeti yaşla birlikte azaldığından, çocukların biran önce şeffaf plaklı diş teli tedavisini alması gerekmektedir.

Şeffaf Plak Tedavisi Nasıl Uygulanıyor?

Estetik ortodontialanında gitgide popülerleşen şeffaf plakla ortodonti tedavisi, diş çarpaşıklığıkonusunda en iyi seçeneklerden birisidir. Uygulaması da son derece kolay olan şeffaf plakalı ortodonti tedavisinin nasıl yapıldığı hakkında daha detaylı bilgi vermekte fayda var.

– Dişlerindeki çarpıklıktan ve dizilimden şikayetçi olan hastayı muayene eden diş hekimi, şeffaf plak yöntemiyle bu sorunun çözülüp çözülmeyeceğine karar verir ve alt & üst çenenin ölçüsünü alır.

– Profilden, cepheden ve ağız içinden fotoğrafların çekilmesi yine doktor tarafından yapılır ve karşılaştırma yapmak amacıyla saklanır.

– Ölçüler ve fotoğraflar bilgisayar ortamına aktarılır ve hekimin ihtiyaçlarına göre simülasyon hazırlanır ve beğenilir ise onay verilir.

– Hastanın ve hekimin onay vermesinden sonra ise plakların üretimi yapılır ve teslim edilir.

– İlk plağın teslim edilmesinden önce ise gerekli olduğu durumlarda dişlere” buton uygulaması” yapılabilir. Klastik ortodontideki braketleri taklit eden butonlar ise dişle aynı renkte dolgu malzemesinden yapılır ve dişe yapıştırılır.

– Şeffaf plakla diş teli tedavisinden önce ihtiyaç duyuluyor ise bazı dişlere yer kazandırmak amacıyla stripping uygulanabilir. İki dişin arasının 0.25 ila 0.5mm kadar aşındırılması esasına dayanan stripping, mine tabakasına etki eder.

– Plağın takılmasından önce bitirilen tüm bu uygulamalardan sonra diş temizliği yapılır ve hastaya ilk plak teslim edilir. Kullanımı konusunda bilgilendirilen hasta şeffaf plağı ile evine gönderilir.

– 2. Haftadan itibaren ise 2.plak teslimi yapılmak üzere hasta, dişçisine gider. Eğer ki buton ve stripping uygulamaları gerekiyor ise yeniden yapılır ve 2.plaklarda hastaya teslim edilir.

– Plakların bitmesinin ardından ise pekiştirme içinde retainer veya pekiştirme plağı hastaya verilebilmektedir.

Şeffaf Ortodontik Plak Nasıl Kullanılır ?

Günde 18 saat boyunca ağızda kalması gereken şeffaf ortodontik plakları, hastayı rahatsız etmediği için kolaylıkla kullanılabilirler. Çok çabuk uyum sağlayan şeffaf plaklar, çıkarılabildiği için hastayı psikolojik anlamda da olumsuz yönde etkilemezler.

Tedavi süresini ciddi manada kısaltan şeffaf plaklar, kolaylıkla sterilize edilebilir ve yeniden takılabilir. Kullanılmadığı zaman ise kutusunda saklanması gereken şeffaf plaklara, asidik hiçbir şeyin değdirilmemesi önerilmektedir.

Doktorun önerdiği şekilde ve zaman aralığında kullanılan şeffaf ortodonti plakları, istediğiniz sonuca ulaşmanıza yardımcı olacaktır.

Şeffaf Plakla Ortodonti Tedavisi Kimler İçin Uygundur?

Dişleri eğri ve orantısız olan herkes, bu görüntüden kurtulmak istese de ne yazık ki diş telinin daha kötü bir görünüme sebep olacağı düşüncesi ile ortodonti tedavilerine sıcak bakmamaktadır. İşte, şeffaf plakla ortodonti tedavisi; estetik kaygı sebebiyle diş teli kullanmayan kişileri hedeflemekte ve tedavilerini yaptırmalarını sağlayan bir yöntemdir.  Hekim ve hastanın iş birliği içerisinde planlanan şeffaf plakla ortodonti tedavisine uygun olup olmadığınız ise muayene sonrasında belirlenmekte ve size bildirilmektedir. Ayrıca, siz şeffaf plaklı diş teli tedavisine uygun olsanız dahi bir diğer kişiye yapılan bu tedavinin süresi siz de aynı olacak diye bir kaide yoktur. Herkesin diş yapısı farklılık göstereceğinden tedavi süresi de farklılık gösterecektir. Aparey sayısı da elbette bu farklılıkların diğer sebeplerindendir.

Şeffaf Plakla Ortodonti Tedavisi Ücretleri Ne Kadar?

İki haftada bir değiştirilmesi esasına dayanan şeffaf plakla yapılan diş teli tedavisinde kişiye özel uygulama yapılır. Bu nedenle, kulalnılan aparey sayısı da artabileceğinden şeffaf plakla ortodonti tedavisi fiyatlarındada artış gözlemelenebilir. Şeffaf plak ile ortodonti uygulaması yaptırmayı düşünüyor iseniz diş hekiminiz ile görüşmeli ve size özel bir estetik ordotonti tedavisi ücretiçıkarmasını isteyebilirsiniz.

Pembe Estetik İşlemi

Pembe estetik tedavisi, günümüzde oldukça sık tercih edilen diş estetiği uygulamalarını kapsayan bir tedavidir. Zira; yüz bölgemizde en çok dikkat çeken bölgeler arasında elbette ağız ve dişler gelir ilk sırada gelir. Bu nedenle; diş ve diş etinde meydana glen çeşitli sorunların çözümlenmesi ve yeniden estetiksel bir görünüme kazanmak son derece önemlidir. Aksi halde, birçok kadının ruj sürmesini dahi engelleyen diş etindeki problemler ise dişlerin güzelliğini gölgeler. Bembeyaz dişleriniz olsa dahi diş etinizde renk değişimleri, diş etinin dişe olan seviyesi, dişlerinizin güzelliğini gölgeyebilir. Bu sebeple;güzel bir gülüş tasarımı için ilk olarak diş ve diş etinizdeki görüntü problemlerini yok etmeli ve daha sonra diş estetiğiniz için gerekli uygulamaları yaptırmalısınız. Asimetrik dişeti kenarları ve diş eti çekilmesi gibi gülüşünüzü gölgeleyen durumlara ek olarak sağlıklı bir ağız ve diş sağlığı için mutlaka ortodontist ile gçrüşmeli, kısa süre içerisinde dişlerinizdeki problemleri ortadan kaldırmalısınız.

Pembe Estetik Nedir?

Diş estetiğini olumlu yada olumsuz etkileyebilen diş etleri, hem sosyolojik hem de spikolojik açıdan da kişileri etkileyebilmektedir. Diş etlerinin sağlıklı olması, rengi ve diş etinin dişle olan seviyesi gibi çeşitli kıstaslarla değerlendirilen diş eti görünümleri, bazı durumlarda kişileri rahatsız edebilmektedir. Zira, diş estetiğini değerlendirmede; diş etinin sağlıklı olması, rengin ideal olması ve diş etinin dişle olan seviyesindeki uyuma bakılır. Eğer ki diş eti ve dişlerle ilgili herhangi bir estetik dışı görünüm var ise pembe estetik uygulamaları yapılır ve kısa sürede diş eti ve diş estetiği sağlanır.

Bir diş etinin sağlıklı olarak ifade edilebilmesi için açık pembe renkli olması, portakal kabuğunuza benzeyen parlak ve pütürlü görünmesi, dişe ve kemiğe sıkı bir şekilde yapışması gerekmektedir. Eğer ki bu koşullar yok ise diş eti estetiği olgusundan bahsetmek mümkün olmayacağı gibi genel olarak da yüz estetiğinden bahsetmek de mümkün olmayacaktır. Bu nedenle, pembe estetik yöntemi ve uygulamalarını değerlendirmeli ve diş yada diş eti problemlerini kısa sürede çözüme kavuşturmalıyız.

Pembe Estetik Tedavisi Nasıl Değerlendirilir?

Yüz güzelliğimizi ön plana çıkaran dişler ve gülüşler, diş ve diş eti estetiğine bağlıdır. Hoş bir gülümse içinse dişlerin ve diş etinin; bir uyum içerisinde görünmesi gereklidir. Gülümseme esnasında fazla miktarda görünen diş etleri, kişiyi estetik görünümden uzaklaştıracaktır. Bu nedenle; pembe estetik tedavisi uygulamalarıile ilk olarak diş etleri şekilendirilmeli ve bir kısmının da küçültülmesi gerekebilir. Ancak; diş estetiği öncesinde diş etinin sağlıklı olup olmadığının kontrol edilmesi gerekmektedir. Aksi halde, diş eti estetiğinde yüz güldürücü sonuçlar alınmayacaktır. Diş taşlarının temizlenmesi, diş eti küretajı gibi farklı tedavilerle de düzeltilen diş etlerine, diş eti estetiği uygulamaları kolaylıkla yapılabilmektedir.

Pembe Estetik Tedavisi – Diş Eti Estetiği Hangi Durumlarda Yapılır?

– Gülümseme esnasında fazla gözüken diş eti varlığında
– Ön diş etlerinde pigmentasyon değişikliklerinde (Kırmızılaşma ve lekelerin varlığında)
– Diş eti seviyelerinin ön bölge dişleriyle de aynı seviyede yer almaması halinde
– Diş eti çekilmesi şikâyetlerinde
– Estetik görünüm sebebiyle de diş eti estetiği ( pembe estetik tedavisi) uygulanabilir.

Pembe Estetik Tedavisi ile Diş ve Diş Etindeki Problemlerden Kurtulmak Mümkün

Dişlerde form ve diziliş bakımından herhangi bir problem görülmemesine rağmen, diş etlerinde genişlik veya renk değişimleri görülebilir ki bu estetik dışı bir görüntüye sebep olabilir. Diş etlerinde değil dişlerin sorunlu olduğu durumlarda da dişlerin dizilimlerinin yeniden sağlanması ve diş etlerinin düzeltilmesi hedeflenerek sorun çözülebilir. Buna ek olarak da diş eti çekilmesi durumlarında da diş kronunun fazla uzun görünmesine bağlı olarak yine estetik dışı görünümden bahsetmek mümkün olacaktır. Diş eti grefti ile çözümlenebilen bu sorun sonrasında diş etlerinde sağlıklı görünüm elde edilebilmekle birlikte hem de estetik bir görünüm elde edilebilir.

Diş eti çekilmesi, diş eti fazlalıkları, diş etinin renginin değişmesi gibi çeşitli sorunları çözüme kavuşturan pembe estetik tedavileri sizlere uygulamalar açısından çeşitlilik sunabilmektedir. Sizin hangi estetik tedavi yada pembe estetik yöntemine ihtiyacınız olduğunu ise ancak diş hekimi yada ortodontistler söyleyebilir.

Pembe Estetik Tedavisi Yöntemleri Nelerdir?

Diş etinin büyümesiyle birlikte derin ceplerin yar aldığı bölgelerde diş eti fazlalıklarına rastlanabilir. Diş etinin bozulmuş olan bu konturları ise kişiyi estetik görüntüden uzaklaştırmaktadır. Gülümserken dahi diş etlerinin görünmesine ek olarak diş etlerinin normal renginden daha koyu olmasıyla birlikte kişinin “gülme isteği” yok olmakta ve somurtkan bir kişiliğe sahip olmasını tetiklemektedir. Bu nedenle; diş etinde yer alan diş etinde yer alan estetik olmayan görüntülerin biran önce ortada kaldırılması gerekir. Diş eti estetiği yöntemi olarak bilinen gingivektomiyi birazdan daha detaylı açıklayacağız ve hayal ettiğiniz diş etine nasıl kavuşabileceğinizi izah edeceğiz.

Gingivoplasti 

Gingivoplasti şekillendirme işlemine verilen isimdir. Gingivektomiyle dişlerin boyu uzatılırken fazla olan kısımları alınır. Simetrinin sağlanması içinse gingivoplasti yöntemi uygulanır. Fazlalık olan alanların çıkarılması işlemi olarak da bilinen gigivektomi de diş eti konturları düzeltilir. Diş eti fizyolojik açıdan uygun bir forma sokulur ve estetik görünüm kolayca sağlanmış olur.  Bu işlemin adıysa gingivoplasti yöntemidir. Diş eti ya da asimetrik olan diş eti seviyesi düzeltmesi bu yöntemde yapılır. Lokal anestezi altında yapılan bu yöntem pembe estetik yöntemlerinden en başarılı olanıdır.

Gummy Smile 

Gummy smile tedavisi konusunda birden fazla tedavi yöntemi kullanılabilir. Hekim kontrolü ve muayenesi sonrasında seçilen yöntem uygulanır. Gülümseme tasarımı yapıldığında diş etindeki fazlalıklar belirlenir ve daha sonra bunlar acısız bir işlemle olması gerektiği seviyeye çekilir. Diş etlerinden sonra dişlerinizde sararma ya da diğer durumlar varsa diş estetiğine geçilir. Lamina porselenler, zirkonyum ve e- max kronlar yapılması önerilebilir. Estetik görüntüye ulaşma konusunda bu yöntemler hastaları memnun edecek sonuçlar vermektedir.

Pembe estetik tedavileri arasında sayabileceğimiz oldukça çeşitli uygulamalar vardır. Ancak; bu uygulamaların sizler için uygun olup olmadığı ise radyografiler, tomografiler ve fotoğraflar sonrasında belirlenebilir. Bunun için mutlaka diş hekimiyle görüşmeli ve size en uygun pembe estetik tedavisi yöntemlerini kısa sürede öğrenebilirsiniz.

Pembe Estetik Tedavisinin Avantajları Nelerdir?

Günümüzde diş ve diş etindeki problemleri gidermek amacıyla çeşitli uygulamalar diş hekimleri tarafından yapılmaktadır. Sadece estetik kaygı ile değil ağız ve diş sağlığını korumak için de yapılabilen pembe estetik uygulamaları; diş eti hastalıklarının yok edilmesine ek olarak diş yapısını bozan ve diş kayıplarına neden olan durumların çözümlenebilmesi amacıyla yapılmaktadır.

Pembe estetik tedavilerinin genel olarak avantajları ise şöyle;

– Dişteki uzunluklar, diğer dişler baz alınarak yeniden boyutlandırılabilir.
– Diş yapıları olması gereken dizilime kavuşturulabilir.
– Diş iltihaplarının önüne geçilebilir.
– Gülüş sorunları ve estetik görünüm kaygıları çözüme kavuşturulabilir.
– Dişleri destekleyen dokular iyileşir ve sağlıklı bir forma kavuşur.
– Dişlerdeki kayıpların önüne geçilebilir.
– Diş etlerinde görülen kanamaların engellenmesi sağlanabilir.
– Ağızda oluşan yaraların önlenmesi için gerekli tedaviler yapılabilir.

Pembe Estetik Tedavisi Fiyatları Ne Kadar?

Pembe estetik tedavisi fiyatlarıyla ilgili net bir rakam aralığı olmamakla birlikte pembe estetik uygulamalarının ücretleridoktordan doktora, hatta şehirden şehre değişiklik gösterebilmektedir. Bu nedenle; diş eti yada dişinizdeki problemin kaynağını çözmeden size verilecek olan fiyatları baz almamalı, uzman bir diş hekimiyle görüştükten sonra pembe estetik tedavisi ücretlerihakkında bilgi talebinde bulunmalısınız.

1 2 3 4