DENTDİZAYN BLOG



Zirkonyum Diş Kaplama ve Fiyatları

Zirkonyum Diş Kaplama ve Fiyatları

Hem estetik hem tıbbi açıdan dişlerini iyileştirmek isteyenlerin başvurduğu bir diş tedavi yöntemi olan diş kaplama, zirkonyum malzemesinin kullanımı ile yeniden canlanıyor. Zirkonyum diş kaplama, diş estetiği süreçlerinde en başarılı ve en estetik tedavi yöntemi olarak nam salıyor. Özellikle son zamanlarda diş kaplamada ve implant tedavilerinde sıklıkla kullanımına başvurulan zirkonyum diş kaplama, diğer metal diş kaplama seçeneklerine harika bir alternatif olarak sıkça tercih ediliyor. Diş rengine en yakın renge sahip elementlerden biri olması, hem biyolojik hem fiziksel olarak diş kaplamaya kolayca adapte olabilmesi ve elbette metal içermemesi, onu hem dişçilerin hem de hastaların diş kaplama dendiğinde bir numaralı tercihi haline getirmeye yetiyor. Zirkonyum diş kaplama nedir, avantajları nelerdir, tedavisi nasıl yapılır ve elbette zirkonyum diş kaplama fiyatları ne civardadır gibi soruların cevabı bu rehberin devamında sizleri bekliyor.Dent Dizayn ile iletişime geçmek için lütfen bu linke tıklayın.

Diş Kaplama Nedir?

Zirkonyum diş kaplamanın ne olduğundan bahsetmeden önce genel olarak diş kaplamanın ne olduğundan ve ne zaman kullanıldığından bahsetmek gerekir. diş kaplama, dişlerin üstünde yıpranma ve ciddi düzeyde bir erozyon meydana geldiğinde, diş hekimlerinin uygulanmasını tavsiye ettiği bir estetik diş tedavi yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Çoğunlukla porselen ya da zirkonyum olmak üzere iki farklı alternatif ile karşımıza çıkan diş kaplama, beraberinde pek çok avantajı da getirir. Bunlardan bir tanesi ve belki de en önemlisi, diş ömrünü ciddi oranlarda artıyor olmasıdır. Diş kaplama yaptırdığınızda yaşınız her ne olursa olsun, kaliteli işçilik ve malzeme söz konusu ise büyük bir ihtimalle o dişler sizi ömrünüzün sonuna kadar götürecektir. Bununla birlikte diş kaplama, başarılı estetik sonuçlar da doğuran bir yöntemdir. Beyaz, düzgün ve sağlıklı görünen bir diş setine sahip olmanız, diş kaplama çeşitleri ile mümkündür. Hem estetik hem tıbbi açıdan bolca fayda sağlayan diş kaplama, dişlerinize yapabileceğiniz en güzel yatırımlardan bir tanesidir.

Diş Kaplama Çeşitleri Nelerdir?

Az önce de bahsetmiş olduğumuz gibi, diş kaplamanın genel olarak iki farklı alternatifi bulunur: Porselen diş kaplama ve zirkonyum diş kaplama.

Porselen diş kaplama, isminden de anlaşılacağı üzere porselenden elde edilen bir kaplamadan ibarettir. Bu kaplama, dişlerinizin üzerini kaplamak üzere tasarlanır ve her bir diş için özel ölçülerde ve boyutlarda üretilir. Üretilen bu porselen yaprak dişler, doğal bir diş görünümü vermek üzere şekillenerek yüksek kalite materyalden elde edilir. Buna ek olarak dişlerde olabildiğince natürel bir görünüm oluşmasını sağlayan porselen kaplama dişler, estetik ve kaliteli bir gülüş tasarımı için ideal bir seçim olmaktadır.

Bugün ele alacağımız bir diğer diş kaplama yöntemi ise zirkonyum diş kaplamadır. Zirkonyum dişler, ağızda en az porselen kadar estetik ve doğal bir görüntü meydana gelmesine vesile olur. Özellikle son dönemde dişçilik dünyasında gerçekleşen teknolojik gelişmeler ve kaydedilen ilerlemelerin sonucunda bazı kesimler, zirkonyum kaplama dişlerin porselenden bile daha estetik ve organik bir görünüm oluşturduğunu iddia etmeye başlamışlardır. Tüm bu övgüler göz önüne alındığında insanlar, zirkonyum diş kaplamanın farklarını ve avantajlarını merak eder hale gelmişlerdir.

Zirkonyum Diş Kaplama Nedir, Diğer Kaplamalardan Farkı Nedir?

Zirkonyum diş kaplama, yeni nesil bir diş kaplama tekniği olarak birkaç yıl önce doğmuştur. Diş kaplama dendiğinde her ne kadar insanın aklına ilk olarak porselen yapraklar gelse de, zirkonyum da sağladığı pek çok avantaj ve fayda ile farkını ortaya koymaktadır.

Zirkonyum diş kaplama esnasında kullanılan temel madde zirkonyum, metal içermeyen bir malzemedir. Bu da özellikle metale karşı alerjisi olan insanların bu yöntemi daha çok tercih etmesine yol açmaktadır. Daha estetik, gerçeğe daha yakın ve estetik açıdan daha güzel görünümlü bir kaplam yöntemi olan zirkonyum kaplama, en doğal görüntüyü oluşturduğu iddia edilen porselenden bile daha organik bir oluşum meydana getirmektedir. En iyi zirkonyum kaplamayı yaptırdığınız zaman dişlerinizin kendi orijinal dişlerinizden renk, şekil ve hissiyat olarak neredeyse hiçbir farkı bulunmamaktadır. Başka bir deyişle zirkonyum dişler, estetik diş uygulamaları çerçevesinde diş hekimliği dünyasının evrimleşmiş, en güncel ve en teknolojik halidir.

Neden Zirkonyum Diş Kaplama Yaptırmalıyım?

Zirkonyum diş kaplama avantajları söz konusu olduğunda diğer diş kaplama yöntemleri ile kıyasla farkını net bir şekilde ortaya koyan bir dizi avantaj saymak mümkündür. İşte onlardan bazıları:

* Zirkonyum kaplama, şu an itibariyle dişçilik dünyasında en doğal ve en gerçekçi diş kaplama yöntemi olarak bilinmektedir.
* Estetik kaygılardan dolayı dişine kaplama yaptırma konusunda tereddütte olan insanlar, zirkonyumun faydalarını öğrendikten sonra gönül rahatlığıyla bu yöntemi tercih etmeye başlamışlardır.
* Zirkonyum diş kaplama, en organik ve gerçekçi diş kaplama görüntüsünü vaat eder.
* Zirkonyum diş kaplama süreçleri, basit bir tasarımdan ibarettir, bu yüzden de tedavi süreci boyunca hasta, çok kez diş hekimine gitmek zorunda kalmaz ya da birden fazla teste, tetkike maruz bırakılmaz.
* Uygulama esnasında takılan bileşenler, dayanıklı ve kuvvetli oldukları için hiçbir çıkma ya da kayma yapmazlar.
* Kullanılan malzemenin dayanıklılığı göz önünde bulundurulduğunda zirkonyum diş kaplama, en uzun ömürlü diş kaplama yöntemi olarak geçmektedir.
* Metal içermediği için başta metal alerjisi olan kesim olmak üzere pek çok farklı alerjan ve hassas kesime hitap edebilmektedir.
* Yüksek dirence karşı bile en ufak bir hasar görmeden dayanıklılık gösterebilen zirkonyum diş kaplama, yüksek dereceli baskıya da sorunsuz bir şekilde dayanabilir.
* Zirkonyum diş kaplama çeşitleri arasından seçim yapan pek çok hasta, zirkonyum diş kaplama kullanmanın rahat ve konforlu bir deneyim olduğunu vurgulamaktadır.

Zirkonyum Diş Kaplama Nasıl Yapılır?

Zirkonyum diş tedavisi, diğer diş kaplama tedavileri ile çok benzer bir şekilde gerçekleştirilir. Buradaki tek fark, elbette kaplama için kullanılacak olan malzemenin zirkonyum olmasıdır. Zirkonyum diş kaplama nasıl yapılır sorusunun cevabı, birkaç aşamada saklıdır.

İlk aşamada uygulama öncesinde kaplama yapılacak olan dişlerde ufak oynamalar yapılabilir. Bu düzeltmeler, dişlerin milimetrik düzeyde küçültülmesine ve törpülenmesine işaret ederek daha nizami bir hal almasını amaçlar. Zirkonyum kaplama, dişlerde herhangi bir doku kaybına yol açmamaktadır. İlk aşama tamamlandıktan sonra sıra, dişlerin ölçüsünün alınmasına gelir. Her bir diş için özel olarak alınan ölçülerin akabinde bu ölçüler ile birebir uyumlu zirkonyum kaplamaların üretimine geçilir. Steril ve yüksek teknik donanımlı bir laboratuvar ortamında gerçekleştirilen bu üretimde, dişe uygun renkte bir zirkonyum tasarlanır. Tasarlanan alt yapının üzerine porselen üst yapı işlenir. Klinik ortamda diş ile uyumlaması tamamlandıktan sonra son aşamaya geçilir. Özel bir diş yapıştırıcısı kullanılarak zirkonyum diş kaplaması, daimi olarak kalacak şekilde orijinal dişlerinizin üzerine yerleştirilir. Gerek görüldüğü yerlerde son törpülemeler ve düzenlemeler yapılabilir, ardından da işlem tamamlanır.

Zirkonyum diş kaplama ile ilgili sıkça sorulan sorulardan bir tanesi de zirkonyum diş kaplama ağrı yapar mı olur. Burada belirtmekte fayda vardır ki işlem esnasında gerek duyulduğu yerde lokal anestezi uygulanabilmektedir. Özellikle dişlerin törpülenmesi ya da kısaltılması gerekiyorsa, hastanın da onayı ve isteği ile ufak bir anestezik iğne uygulanması tercih edilebilir. Bunun dışında ölçü alınırken ya da kaplamalar yerleştirilirken hastanın herhangi bir ağrı ya da sızı hissetmesi neredeyse imkansızdır. Hali hazırda oldukça kısa süren yerleştirme işleminin akabinde hasta, gündelik hayatına devam edebilmektedir.

Elbette zirkonyum diş kaplama işlemi tamamlandıktan sonra ilk birkaç saat ve ilk birkaç gün, dikkat edilmesi gereken bazı püf noktalar vardır. Bunlardan bir tanesi, yapışkan, aşırı sıcak, aşırı soğuk ve sert gıdalardan uzak durmaktır. Buna ek olarak ağız hijyeni daimi olarak sağlanmalı, dişler günde en az iki kere fırçalanmalı ve steril ağız suları kullanımına başvurulmalıdır. Düzgün bir iyileşme dönemi geçirdiğiniz takdirde zirkonyum kaplama tedavinizi minimum ağrı ve yan etki ile atlatmanız mümkündür.

Zirkonyum Diş Kaplama Fiyatları Ne Civarda?

Zirkonyum diş kaplama fiyatları, kaplama yaptırmak istediğiniz diş sayısına göre değişkenlik gösterir. Fiyatların değişmesinde rol oynayan bir diğer etmen ise, orijinal dişlerinizin durumudur. Fazlaca yıpranmış ve erozyona uğramış orijinal dişler, daha fazla işçilik ve daha fazla özen gerektireceği için fiyatlarda oynamalar olmasına sebebiyet verebilir. Eğer siz de zirkonyum diş kaplama yaptırmak istiyorsanız ancak nereden detaylı bilgi alabileceğinizi bilmiyorsanız, İstanbul’un Sancaktepe ilçesinde yer alan diş kliniğimizi ziyaret edebilirsiniz. Kliniğimizle telefon ya da internet üzerinden iletişime geçerek zirkonyum diş fiyatlarını öğrenebilir, prosedür detaylarını alabilir ve zirkonyum diş kaplama randevunuzu kolaylıkla oluşturabilirsiniz.



Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İçin Aşağıdaki Butonları Kullanabilirsiniz



Yirmilik Diş Çekimi

Yirmilik Diş Çekimi

“Yirmilik diş” dendiğinde bile bu iki kelimenin içindeki acıyı, korkuyu ve külfeti hissedebiliyor musunuz? Yalnız değilsiniz. Çıkması, çıkamaması ya da çekilmek zorunda kalması başta olmak üzere yirmilik dişler, hem hastalara hem diş hekimlerine ziyadesiyle uğraş teşkil eden diş sorunlarının başında gelir. Ancak emin ellerde yapıldığı ve doğru yöntemler kullanılarak gerçekleştirildiği takdirde yirmilik diş çekimi o kadar da korkunç bir hadise haline gelmek zorunda değildir. Yirmilik diş çekimi nasıl ve neden yapılır, yirmilik diş operasyonunun incelikleri nelerdir ve yirmilik diş hakkında bilmeniz gereken her şey, bu yazımızda sizi bekliyor.Dent Dizayn ile iletişime geçmek için lütfen bu linke tıklayın.

Yirmilik Diş Nedir?

Yirmilik dişler, ağzınızın en arka kısmında, sabit dişlerin bittiği yerde, üst, alt, sağ ve sol olmak üzere her bir köşede çıkması beklenen dört adet diş olarak bilinir. Yetişkin bir diş seti olarak bilinen 32 dişinizin bir parçası olan yirmilik dişler, çoğunlukla 17-25 yaş aralığında ortaya çıktıkları için “yirmilik” olarak adlandırılırlar.

Yirmilik dişler teknik olarak azı dişleridir, bu yüzden de yiyecekleri öğütebilen en geniş ve en sert dişler olarak bilinir. Yirmilik diş çıkması esnasında size en çok sorun yaratacak olan dişler de ağzın alt kısmında ortaya çıkması beklenen bu azı dişleridir. Bu sorunların ortaya çıkmasının en yaygın sebebi, dişlerin kendini çıkartabilmesi için yeterince alan bulamıyor olmalarıdır. Bu noktada devreye giren yirmilik diş operasyonu, yirmilik dişlerinizin çıkmasına destek sağlayan bir operasyon olarak bilinir.

Yirmilik Dişler Neden Çekilmelidir?

Yirmilik dişlerin kendi kendine, ağrısız ve sancısı bir biçimde çıkması mümkün müdür? Elbette evet. Ancak her tıbbi alanda olduğu gibi gömük diş söz konusu olduğunda tüm etki ve tepkiler, kişinin bünyesine bağlıdır. Kimisi yıllar içerisinde farkında bile olmadan tüm yirmilik dişlerini zahmetsizce çıkartırken kimisi her bir diş için ayrı bir operasyon yaptırma gereği duyabilmektedir. Şartların kişiden kişiye bu şekilde değişiyor olmasının en büyük sebebi ise elbette genetik faktörlerdir.

Pekiyi yirmilik dişler hangi durumlarda cerrahi müdahale ile çekilmek zorunda kalır? İşte o durumlardan bazıları:

* Baskı altında olmaları: Yirmilik dişlerin çoğunlukla dıştan müdahale yardımı ile çekiliyor olmasının en temel sebebi, ağız içinde çıkmak için yeterince yer bulamıyor olmalarıdır. Diğer dişler tarafından sürekli baskı altına alınan yirmilik dişler, çene kemiğinizde ya da diş etlerinizde gömülü kalarak ağrıya yol açar.

* Yanlış açı ile geliyor olmaları: Bazen tüm baskılara rağmen yirmilik dişiniz çıkmak için elinden geleni yapar, ancak bunu yaparken yanlış bir açı ile baş verebilir. Bu gibi durumlarda diğer dişlerin üzerine gereksiz baskı yapılmaması adına yine yirmilik dişin çekimine başvurulmalıdır.

* Ağzınızın yeteri kadar büyük olmaması: Çenenizde başka dişler için yeterli yer yoksa, röntgende kökleri görünen yirmilik dişleriniz, dışarıdan cerrahi müdahale almadıkları sürece hiçbir zaman kendini göstermeyebilir.

* Çürüklerinizin ya da diş eti hastalığınızın olması: Eğer ağzınızda ve dişlerinizde süreklilik kazanmış bir diş ve diş eti sorunu varsa, yirmilik dişleriniz çıkmayabilir.

Yirmilik Diş Çekimi Nasıl Yapılır?

Yirmilik diş çekimi nedir sorusunun cevabı oldukça basittir: İster tamamen gömülü, ister ucu belirmiş olsun; yirmilik diş cerrahisi sırasında söz konusu yirmilik dişin çekilmesi ve çıkartılması amaçlanır. Pekiyi yirmilik diş nasıl çekilir? İşte cerrahi müdahalenin adımları:

  1. Eğer yirmilik diş çekimi öncesi yirmilik dişte ya da etrafında bir enfeksiyon şüphesi varsa, öncesinde bir antibiyotik kürü önerilebilir. Bu kür, dişteki iltihabın kurumasına ve operasyonun daha rahat bir şekilde tamamlanmasına vesile olacaktır.

2.Yirmilik diş çekimi operasyonuna başlamadan önce hastaya anestezi uygulanır. Anestezi lokal olarak uygulanabileceği gibi hekim ve hastanın ortak kararı ile genel olarak da gerçekleştirilebilir. Eğer birden fazla yirmilik diş çekilecekse ya da hasta var olan tüm yirmilik dişlerini çektirmek istiyorsa genellikle genel anestezi yapılması tavsiye edilir.

  1. Yirmilik dişi çekmek için diş hekimi, dişin etrafındaki diş eti dokusunu açar ve dişin etrafını kaplayan tüm kemik dokusunu elimine eder. Daha kolay navigasyon sağlamak adına bazı durumlarda dişin ufak parçalara bölünmesi gerekebilir.
  2. Yirmilik diş tamamen çıkartıldıktan sonra arda kalan boşluğun yapısı göz önünde bulundurularak dikiş atılmasına ihtiyaç duyulabilir. Bazı dikişler zaman içerisinde eriyerek kendi kendine yok olabileceği gibi bazıları bu özelliğe sahip olmadıkları için prosedürden birkaç gün sonra çıkartılmayı gerektirir. Ne tür bir dikiş standardı kullanılacağı, yirmilik diş çekimini yapan doktorun yaklaşımına bağlıdır.
  3. Herhangi bir kanamanın oluşmasını önlemek ya da meydana gelebilecek kanamayı tamponlamak için çekilen diş boşluğuna ufak bir gazlı bez uygulanır.
  4. Hasta anestezinin etkisinden tamamen kurtulduktan sonra yirmilik diş çekimi tamamlanmış olur.

Yirmilik Diş Çekimi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yirmilik diş çekimi sonrası süreç, özen ve dikkatle yürütülmesi gereken bir bakım ve iyileşme süreci olarak karşımıza çıkar. Elbette hastaların bu prosedür ile ilgili en çok merak ettikleri soruların başında, “Yirmilik diş çekimi acır mı?” gelmektedir. Tüm diş çekimlerinde olduğu gibi yirmilik diş çekiminde de hastanın asgari düzeyde rahatsızlık ve ağrı hissetmesi oldukça normaldir. Bununla birlikte belirtmekte fayda vardır ki yirmilik diş çekimi esnasında hissedeceğiniz ağrı, söz konusu yirmilik dişin çıkmaya çalışırken size verdiği ağrıdan çok daha azdır. Bununla birlikte yirmilik diş çekimi operasyonu etkili bir anestezi ilacı altında yapıldığı için prosedür esnasında herhangi bir acı ya da ağrı hissedilmez. Sağlıklı ve hızlı bir iyileşme süreci için şu adımlara dikkat etmenizde fayda vardır:

  • İşlem tamamlandıktan sonra periyodik olarak ağzınıza yerleştirilen pamuğu ısırın. Pamuk, tamamen kan ile doldukça onu yenisi ile değiştirin.
  • Eğer kanama işlemin ardından 24 saat içerisinde durmazsa doktorunuzu arayın.
  • Ağzınız henüz uyuşuk durumdayken dudağınızı ya da yanağınızı ısırmamaya özen gösterin.
  • İşlemden sonraki ilk 24 saat yatay pozisyonda yatmayın. Bunu yapmanız halinde kanamanız daha uzun sürebilir. İlk 1-2 günlük dinlenme sürecinde uzanırken bile kafanızın altında daima 2-3 adet yastık bulunsun.
  • Şişmeyi ve morarmayı engellemek için ilk 24 saat her 15-20 dakikada bir işlem gören tarafa dışarıdan buz kompresi uygulayın.
  • Ameliyat tamamlandıktan sonra en az 24 saat sadece dinlenmeye ayırın. Yirmilik diş çekiminden hemen sonra fiziksel aktiviteye başlamanız durumunda kanamanız artabilir.
  • Puding, çorba ya da jöle benzeri yumuşak gıdalar tüketin.
  • İlk birkaç gün boyunca pipet ile içecek tüketmeyin. Pipeti çekmek, dişin üzerinde oluşmaya başlamış olan kan pıhtısını gevşeterek iyileşme sürenizi uzatabilir.
  • İlk 24 saat geçtikten sonra günde birkaç kez olmak kaydı ile ağzınızı ılık tuzlu su ile çalkalayın. Bu hem şişkinlik oluşmasını engelleyecek hem de oluşabilecek ağrıları minimize edecektir.
  • Yirmilik diş çekiminden sonraki ilk 24 saat kesinlikle sigara içmeyin.
  • Bölgeyi içten ya da dıştan olmak üzere fazlaca ellememeye ya da ovmamaya özen gösterin.
  • Dişlerinizi fırçalarken dikkatli olun ve ilk günlerde işlem gören dişinize fırça ile dokunmamaya çalışın.

Kliniğimizde yirmilik diş çekimi yaptıranların yorumlarını öğrenmek, sunduğumuz yirmilik diş çekimi fiyatları hakkında detaylı bilgi almak ve en iyi diş hekimlerinin elinde yirmilik dişlerinizi çektirmek istiyorsanız doğru adrestesiniz.



Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İçin Aşağıdaki Butonları Kullanabilirsiniz



Çocuklarda Diş Teli (Ortodonti) Tedavisi

Çocuklarda Diş Teli (Ortodonti) Tedavisi

Bazı çocuklar tel takmayı bir yetişkinlik simgesi olarak görüp tel takma konusuna sıcak bakarken, bazıları tel taktıklarında nasıl görüneceklerini ya da tellerin nasıl hissettireceğini kestiremedikleri için endişe duyabiliyorlar. Çocuğunuz diş teli ve ortodonti hakkında ne düşünüyor olursa olsun, eğer dişlerinde çapraşıklık, yamukluk ya da orantısızlık varsa kesinlikle bir ortodontiste görünmesi ve muayene olması gerekir. Elbette sizin de her ebeveyn gibi çocuklarda diş teli kullanımı ile ilgili sorularınız olacaktır. Çocuklarda ortodonti ve diş teli tedavisi hakkında bilmeniz gerekenler burada.Dent Dizayn ile iletişime geçmek için lütfen bu linke tıklayın.

Çocuklar Neden Diş Teline İhtiyaç Duyar?

Çocuklar pek çok farklı sebepten ötürü diş teline ihtiyaç duyabilir. Çocuklarda ortodonti tedavisinin sebepleri arasında çapraşık diş, dişlerin çakışması, ağızda kalabalıklaşma ya da kapanış bozuklukları olabilir. Bazen ağız ve çene problemleri, çocuklarda süt dişlerinin erken düşmesinden ya da parmak emme gibi istenmeyen alışkanlıkların yürütülmesinden meydana gelebilir. Ancak bu noktada belirtmekte fayda vardır ki çoğu ağız, diş ve çene sorunu kalıtsal olarak çocuğa geçmektedir. Bu yüzden de eğer sizin ya da ailenizin genelinde ortodonti sorunları yaşanmışsa büyük bir ihtimalle çocuğunuzun da diş tellerine ihtiyacı olacaktır.

Çoğunlukla diş hekiminiz, çocuğunuzu ilk defa muayene ettiğinde ağzındaki sorunları tespit edecek ve sizi bir ortodonti uzmanına yönlendirecektir. Ortodonti uzmanı, çocuğunuzun diş teline ihtiyacı olup olmadığını tespit edecek ve hangi ortodonti tedavisinin onun için en iyisi olduğuna karar verecektir.

Çocuklarda Kullanılan Diş Teli ve Diğer Aparey Çeşitleri Nelerdir?

Diş telleri, dişlere düzenli ve sürekli baskı uygulayarak dişlerdeki hizalanma problemlerini çözmeyi ve dişleri belirli bir zaman dilimi içerisinde olması gereken, daha düzgün bir pozisyona getirmeyi amaçlar. Çocuk hastaların çoğunda medyana gelen ortodonti sorunları, genellikle braket, tel ya da lastik bant ile çözülebilecek durumdadır. Braketler doğrudan dişlere yerleştirilir, bir tel ve lastik bant ile bağlanır. Tel zaman içerisinde sıkılaştırılarak dişlerin düzgün bir şekilde hizalanmasını sağlar. Daha eğlenceli olması açısından lastik bantlar, genellikle çocuklarınızın tercihine bırakılan farklı renk alternatifleri ile birlikte gelir. Her ne kadar metal teller de hala kullanımda olsa da, daha az göründükleri ve daha estetik bir görünüm oluşturdukları için şeffaf ya da beyaz seramik teller daha çok tercih edilir. Dişlerin arkasına yerleştirilen, lingual teller bile vardır.

Şeffaf ve çıkartılabilir tellerden oluşan aligner türü diş telleri, dişler üzerinde plastik bir bant eşliğinde baskı uygular. Her ne kadar estetik açıdan uygun bir ortodonti tedavisi olsa da şeffaf aligner’ların her çocuğa uygun olacağını söylemek pek mümkün değildir.

Bazı çocukların daha farklı ortodonti apareylerine ihtiyaç duyabilmesi de mümkündür. Bunlardan bir tanesi kafa apareyleridir. Kafa apareyleri, yalnızca geceleri takılması tavsiye edilen, nal şeklinde bir telden oluşur. Arka dişlere yerleştirilen bu aparey, dişlerin hareket etmesi için diş tellerine oranla daha fazla kuvvet uygular. Bazı durumlarda uzman doktor, ağız içinde daha fazla alan yaratmak için bir ya da daha fazla dişin çekilmesini de tavsiye edebilir.

Teller takıldığı andan itibaren çocuğunuzu düzenli aralıklarla çocuk diş teli uzmanına götürmeli ve düzenli kontrollerin yapılmasını sağlayarak gerekli düzeltmelerin yapılmasını sağlamalısınız.

Çocuklarda Ortodonti Tedavisi Hakkında En Çok Sorulan Sorular

Başta çocuklarda ortodonti tedavi fiyatları olmak üzere çocuklar üzerinde uygulanan ortodonti uygulamaları hakkında anne-babaların kafasına takılan pek çok soru olabilmektedir. İşte onlardan bazıları ve uzman ağzından cevapları.

Diş telleri acır mı?

“Acımak” terimi diş telleri ve ortodonti tedavileri için fazla abartılı bir sözcük olabilir. Elbette çocuğunuz diş telleri takılırken ve takıldıktan sonraki ilk hafta biraz rahatsızlık hissedebilir; ancak bunu acı olarak tanımlamak pek doğru değildir. Dişlerin ve ağzın, içerisinde yabancı metal madde olmasına alışması, elbette belli bir süre alacaktır. Bu süreç boyunca ağızda, dişlerde ve genel olarak çene yapısında ufak ağrıların ve huzursuzluk yaratan hissiyatların olması oldukça olağandır. Ağız yapısı diş tellerine alıştıktan sonra çocuğunuz, diş teli takıyor olduğunu unutacak ve günledik rutinlerine kaldığı yerden devam edecektir.

Çocuğunuza diş teli takıldıktan sonraki ilk birkaç günlük süreçte meydana gelen her türlü ağrı ve acı, Tylenol tarzı bir ağrı kesici ile giderilebilir. Bununla birlikte ağzın içindeki tel, lastik ve braketler ağızda yaraların oluşmasına yol açıyorsa ortodonti uzmanı tellerin üzerinde yer alan keskin uçları kapatmak için özel bir madde de kullanmayı tercih edebilir.

Bir çocuğun tel taktırabileceği en erken yaş nedir?

Çocukların ortodonti tedavisi görmelerine yönelik asgari bir yaş bulunmamaktadır. Ortodonti tedavisi planı, tamamen çocuğunuzun bireysel ihtiyaçlarına göre değişecektir. Örneğin yarık dudak sendromu olan çocuklara ortodonti tedavisi, henüz ilk dişleri çıkmaya başladığı andan itibaren yapılır.

Bu tür sorunu olmayan çocuklarda tedavi yaşı 6-7 olarak belirlenmekte ve bazı özel durumlarda süt dişlerinin tamamen dökülmesi bile beklenmemektedir. Tekrar hatırlatmak fayda vardır ki her çocuğun ağız ve diş yapısı farklı olacağı için bireysel olarak ihtiyaç duyacağı ortodonti tedavileri de değişkenlik gösterecektir.

Çocuğumu bir ortodonti uzmanına ne zaman götürmeliyim?

Çocuk hastaların diş teli taktırabileceği yaş aralığı 9 ila 14 yaş arasındadır. Bununla birlikte belirtmekte fayda vardır ki çocuğunuzu kapsamlı bir diş muayenesi için en geç 7 yaşına kadar bir ortodonti uzmanına getirmiş olmanız gerekmektedir. Çene büyümesinde ve çıkmakta olan kalıcı dişlerde meydana gelebilecek tüm sorunlar, bu yaşa kadar çoktan baş göstermiş olmaktadır. En iyi ortodonti uzmanları, çocuğunuzun ağzında yer alan ağız ve diş sorunlarının, çocuğunuz henüz gelişim aşamasındayken halledilmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu sayede hem daha çabuk iyileşme gösterebilir, hem de yetişkinliğinde daha az dişçi ziyareti yapmak zorunda kalır.

Diş tellerine alerjik olmak mümkün müdür?

Evet, böyle vakalar görülmüştür. Bazı insanlar nikel gibi belirli metallere karşı alerjik reaksiyon gösterebilirler. Bu tür durumlar meydana geldiğinde diş tellerinde daha farklı malzeme kullanımına başvurulur. Aynı şekilde hekimlerin kullandığı lateks eldivenlere karşı alerjisi olan çocuklar ve yetişkinler ile de karşılaşmak mümkündür. Bu tür alerjilerde durumun önceden diş hekimine belirtilmesi ve önlem alınması gerekir.

Tel takan çocukların hangi yiyecek ve içeceklerden uzak durmaları gerekir?

Her diş apareyi için geçerli olduğu gibi, diş telleri de oldukça hassas aparatlardır. Aparatın herhangi bir bölümünün kırılması ya da zarar görmesi, tedavinin başarısını doğrudan etkileyebilir. Yapışkan, aşırı sert ve çiğneme esnasında zorluk yaratan tüm yiyecek ve içeceklerden tedavi süresi boyunca uzak durmak gerekir.

Çocuğum ne kadar süre diş teli takmalı?

Çocuk hastalarda ortodonti tedavisinin süresi, vakadan vakaya farklılık gösterir. Bu süre, problemin kendisine bağlı olduğu gibi çocuğunuzun ne kadar işbirlikçi ve uysal olduğuna da bağlıdır. Standart ortodonti tedavi süreleri, genellikle 18 aydan başlar ve 36 aya kadar sürebilir. Çocuğunuzun büyüdükçe ve gelişim gösterdikçe bu süreler farklı zaman dilimlerine dönüşebilmektedir. Çocuğunuzun ortodonti tedavisi süresi, kapsamı ve tüm detayları hakkında en doğru bilgiyi elbette tedaviyi uygulayan hekiminiz verecektir.



Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İçin Aşağıdaki Butonları Kullanabilirsiniz